{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İZMİR<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  21. HUKUK DAİRESİ<br><br>ESAS NO\t\t: 2022/2471 <br>KARAR NO\t\t: 2024/351<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t\t: AYDIN ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 04/10/2022<br>NUMARASI\t\t: 2022/197 E. 2022/572 K.<br>DAVA KONUSU\t: İtirazın İptali<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 20/02/2024<br><br>İSTEM:<br>Davacı vekili, davalı adına kayıtlı ... sözleşme hesap numaralı aboneliğe ilişkin olarak akdedilen elektrik abonelik sözleşmesi sonucu tahakkuk eden faturaların davalı tarafından ödenmemesi nedeniyle Merkezi Takip Sistemi 2021/670300 MTS sayılı dosyasından icra takibi başlatıldığını ve davalının vaki itirazı neticesinde takibin durduğunu, itirazın kaldırılması amacıyla 6102 sayılı TTK.md.5/A.md. gereğince alacağın ticari uyuşmazlık kapsamında bulunması nedeniyle arabuluculuğa başvurulduğunu ancak taraflarca anlaşma sağlanamadığını, Davalı/borçlu hakkında, toplam 11.207,84-TL alacağın, takip tarihinden itibaren asıl alacağa işleyecek değişen oranlardaki gecikme faizi ve bu faizin KDV'sinin tahsili talebi ile icra takibi başlatıldığını, davalı borçlunun itirazının haksız olduğunu ileri sürerek itirazın iptali ile davalının haksız borca itirazı nedeniyle takip toplamının %20'sinden aşağı olmamak üzere icra-inkar tazminatına hükmedilmesi talep ve dava etmiştir. <br>CEVAP:<br>Davalı, davacı-alacaklı tarafın ... sözleşme numaralı elektrik aboneliği kapsamında, kendisine ait Aydın halindeki 39 numaralı dükkanda elektrik kullanıldığı ve bu kullanım karşılılığındaki faturanın ödemediğinin iddia edildiğini ancak bahse konu 39 numaralı hal binasının kendisi tarafından kullanılmadığını, bu nedenle bu binadaki elektrik kullanımının da kendisine ait olmadığını ve borcunun bulunmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>MAHKEME:<br>\".......Dosya kapsamında alınan kök raporda bilirkişi tarafından hesaplama yapılmış ancak Elektrik Piyasası Müşteri Hizmetleri Yönetmeliği gereğince inceleme yapılmamış olduğu anlaşılmakla ek rapor alınmasına karar verilmiştir. Bilirkişi düzenlemiş olduğu ek rapor ile Yönetmeliğin 24/2 maddesi kapsamında hesaplama yapmıştır. Davacı taraf kendilerinin elektrik borcunun ödenmemesi nedeniyle elektriğin 5. gün sonunda kesilmesi yükümlülüğünün kendilerine ait olmadığını, kendilerinin tedarik şirketi olup dağıtım şirketi olmadıklarını savunmuştur ancak Yönetmelik madde 24/2 gereğince tedarik şirketinin dağıtım şirketine bildirim yükümlülüğü bulunmaktadır. Tedarik ve dağıtım şirketlerinin kendi aralarındaki bu iç ilişkiden kaynaklanan uyumsuzluğun elektrik tüketicisine yansıtılması hukuk tarafından korunamayacaktır. Dolayasıyla davacının bu yöndeki itirazları yerinde görülmemiş ve hüküm kurmaya elverişle bilirkişi raporu doğrultusunda, %20 oranında müterafik kusur indirimi yapılarak ve alacağın varlığı ve miktarı yargılamayı gerektirdiğinden likit almadığı kanaati ile aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.\" gerekçesi ile; <br>\"1-Davanın KISMEN KABULÜ İLE; Davalının 2021/670300 MTS sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptaline, <br>2-Takibin 10.953,77 TL asıl alacak 202,89 TL gecikme cezası , 36,52 TL KDV olmak üzere toplam 11.193,18 TL için devamına, <br>3-Davacının icra inkar tazminatı talebinin reddine.\" karar vermiştir.<br>BİLDİRİLEN İSTİNAF NEDENİ:<br>Davalı, bahse konu dükkanın tarafınca 14.08.2009 tarihinde Aydın Belediyesine teslim edildiğini, ancak akabinde elektrik aboneliğinin üzerinden sildirilmesinin unutulduğunu, Aydın Büyükşehir Belediyesinin bahse konu hal binasını un deposu olarak kullandığını ve bu kullanım sırasında elektrik harcaması yaptığını, bu harcamaların hiçbirinin kendisine ait olmadığını, sunulan belgelere göre de belediyenin bu hususu açıkça kabul ettiğinin görüleceğini, tarafınca açıklanan bu konu hakkında belediyenin davacıya müzekkere yazarak durumun araştırılmasını istediğini, bahse konu elektrik kullanımının kendisi |tarafından yapılmadığının davacı tarafça da bilinmekte olduğunu, ancak buna rağmen haksız olarak tarafından bu bedelin tahsil edilmeye çalışıldığını, kendisinin herhangi bir borcu olmaması sebebiyle davanın reddinin gerektiğini ve davanın kabulüne karar verilmesinin açıkça usul ve yasaya aykırı olduğunu, İlk Derece Mahkemesinin dava kapsamında elektrik bedellerinin asıl sorumlusu olan kullanıcılara davayı ihbar etmediğini, kendisinin bir sorumluluğu olmadığını ve Aydın Büyükşehir Belediyesinin kendisini mağdur ettiğini ve ihbar talebinin yerine getirilmediğini ifade ederek, Aydın Asliye Ticaret Mahkemesinin 04.10.2022 tarih ve 2022/197 E. 2022/572 K. sayılı kararı kararının kaldırılarak, istemleri doğrultusunda davanın reddine, aksi takdirde dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar verilmesini ve ilamdan kaynaklı tehiri icra kararı alınabilmesi için icra dosyasına derkenar bilgisi verilmesini talep etmiştir.<br>GEREKÇE:<br>Dava, abonelik sözleşmesi uyarınca tahakkuk ettirilen kullanım bedelinin ödenmemesi nedeniyle başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.<br>İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen ilk derece mahkemesi kararı hakkında 6100 sayılı HMK'nun 355.maddesindeki düzenleme gereğince; istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine aykırılık olup olmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır.<br> Davanın ihbarı ve şartları 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK) 61’nci maddesinde düzenlenmiştir.Öte yandan, HMK'nın \"İhbar ve şartları\" başlıklı 61. maddesinin birinci fıkrasında; \"Taraflardan biri davayı kaybettiği takdirde, üçüncü kişiye veya üçüncü kişinin kendisine rücu edeceğini düşünüyorsa, tahkikat sonuçlanıncaya kadar davayı üçüncü kişiye ihbar edebilir.\" düzenlemesi bulunmaktadır. Buna göre; taraflardan biri davayı kaybettiği takdirde, üçüncü kişiye veya üçüncü kişinin kendisine rücu edeceğini düşünüyorsa, tahkikat sonuçlanıncaya kadar davayı üçüncü kişiye ihbar edebilir.<br>İhbarın şekli ise anılan kanunun 62. maddesinde açıklanmıştır. Buna göre, ihbar yazılı olarak yapılır; ihbar sebebinin gerekçeleriyle birlikte açıklanması ve yargılamanın hangi aşamada bulunduğunun belirtilmesi gerekir. Bunun yanında sözü edilen maddenin ikinci fıkrasında ise, davanın ihbarı ile yargılamanın başka bir güne bırakılamayacağı açıkça öngörülerek, yargılamanın gereksiz uzaması ve kötü niyetli ihbarda bulunulmasının da önüne geçilmeye çalışılmıştır. Ancak, ihbarın tevalisi gibi zorunlu hâllerde bir süre verilerek yargılamanın başka güne bırakılması kabul edilmiştir.<br> Davanın ihbarı mahkeme aracılığı ile yapılabileceği gibi mahkeme dışı vasıtalarla da yapılması mümkündür. Davanın ihbarını mahkeme aracılığı ile isteyen taraf dilekçe ile mahkemeye başvurmalıdır. Mahkeme, davanın ihbarına ilişkin dilekçenin üçüncü kişiye tebliği için davanın ihbar şartlarının bulunup bulunmadığını inceleyemeyeceği gibi ihbar talebinin reddine ya da kabulüne de karar vermemelidir.<br>Yukarıda açıklanan bu maddi ve hukuki olgular ışığında somut olay değerlendirildiğinde; davalı vekili 07/03/2022 tarihli cevap dilekçesinde ; Aydın Büyükşehir Belediyesi'ne yapmış olduğu başvuruya ilişkin verilen cevabi yazıda aboneliğe konu taşınmazın Halk Ekmek tarafından kullanıldığının bildirildiğini, elektrik kullanımının kendisi tarafından yapılmadığını ve davanın Aydın Büyükşehir Belediyesi ve Halk Ekmek faaliyetini gerçekleştiren ... Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi'ne davanın ihbar edilmesini talep etmiş, cevap dilekçesi ekindeki belgelerden ... Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi'ne ait adresin bulunduğu belgenin ekli olduğu görülmüştür.<br>Ülkemizin de taraf olduğu İnsan Hakları Avrupa Sözleşmesi’nin (İHAS) 6’ncı maddesinde adil yargılanma hakkı düzenlenmiştir. Bu düzenleme ile adil yargılanma hakkını oluşturan ilkeler; kanunla kurulan bağımsız ve tarafsız mahkeme önünde makul sürede açık ve hakkaniyete uygun olarak yargılama yapılması şeklinde ifade edilmiştir. Maddenin ikinci fıkrasında masumiyet karinesi, üçüncü fıkrasında ise suç şüphesi altındaki kişinin hakları sıralanmıştır.<br>1982 tarihli Anayasa’nın 36’ncı maddesinde 2001 yılında yapılan değişiklik ile “adil yargılanma hakkı” anayasal güvenceye kavuşturulmuştur. Söz konusu düzenleme ile “Herkes, meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir.”<br>Adil yargılanma hakkı ile ilgili anayasal düzenlemenin bu madde ile sınırlı olmadığı, İHAS’ın 6’ncı maddesinde düzenlenen ilkelerin bir kısmının dağınık şekilde Anayasa’da yer aldığı da bir gerçektir (Anayasa’nın 2’nci maddesi ile hukuk devleti ilkesi; 141’inci maddesi ile aleni yargılama ve kararların gerekçeli olması ilkesi; 138’inci maddesinde mahkemelerin bağımsız olması ilkesi gibi).<br>Bununla birlikte adil yargılanma ilkesinin medeni hak ve yükümlülüklere ilişkin uyuşmazlıklarda göz önünde bulundurulacağı 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nda ayrıca düzenlenmiştir. Bu Kanun’un 27’nci maddesinde yer bulan “Hukuki Dinlenilme Hakkı” gereğince davanın tarafları, müdahiller ve yargılamanın diğer ilgilileri, kendi hakları ile bağlantılı olarak hukuki dinlenilme hakkına sahip olup, bu hakkın; yargılama ile ilgili olarak bilgi sahibi olunmasını, açıklama ve ispat hakkını, mahkemenin, açıklamaları dikkate alarak değerlendirmesini ve kararların somut ve açık olarak gerekçelendirilmesini içermektedir. Mahkeme, iki tarafa eşit şekilde hukukî dinlenilme hakkı tanıyarak hükmünü vermelidir. Anayasa’nın 36’ncı maddesinde ve İnsan Hakları Avrupa Sözleşmesi’nin 6.maddesinde düzenlenen adil yargılanma hakkının en önemli unsuru olan hukukî dinlenilme hakkı, adil yargılanma hakkı içinde teminat altına alınmıştır. Bu hakka, tarafın hâkime meramını anlatma hakkı ya da iddia ve savunma hakkı da denilmektedir. Ancak, hukukî dinlenilme hakkı, bu ifadeleri de kapsayan daha geniş bir anlama sahiptir. Bu hak çerçevesinde, tarafların gerek yargı organlarınca gerekse karşı tarafça yapılan işlemler konusunda bilgilendirilmeleri zorunludur. Kişinin kendisinden habersiz yargılama yapılarak karar verilmesi, kural olarak mümkün değildir.<br>Yukarıda yapılan açıklamalar ışığında somut olaya bakıldığında; Davalı vekili mahkemeye sunduğu cevap dilekçesiyle dava dışı Aydın Büyükşehir Belediyesi ve Halk Ekmek faaliyetini gerçekleştiren ... Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi'ne davanın ihbarını istemiştir.<br>Davalının bu talebini 6100 sayılı HMK’nun 61. maddesinde öngörülen sürede, tahkikat sonuçlanmadan mahkemeye ilettiğinin anlaşılması karşısında; mahkemece, davanın ihbarı hakkında olumlu ya da olumsuz bir karar verilmeden yargılamaya devamla hüküm kurulması hatalıdır. Bununla birlikte ihbarın yapılmamış olması, davalı yan açısından hukuki dinlenilme hakkının da ihlali niteliğindedir.<br>Mahkemece, yukarıda belirtilen hususlara ilişkin deliller toplanmadan karar verilmesi 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-a.6. maddesi kapsamında eksiklik olarak değerlendirilmiş olup, kaldırma kararı içeriği nazara alınarak davalının diğer istinaf sebepleri ve işin esası bu aşamada incelenmeksizin, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a.6 maddesi gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak belirtilen hususlara ilişkin olarak yeniden yargılama yapılması için dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı;<br>1)Davalının istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-a.6 maddesi uyarınca kabulü ile Aydın Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 04/10/2022 tarih, 2022/197 E. 2022/572 K. sayılı kararının KALDIRILMASINA,<br>2)Dairemiz kararı doğrultusunda işin esası hakkında karar verilmek üzere dosyanın Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,<br>3)Ödediği istinaf karar ve ilam harcının isteği halinde davalıya iadesine,<br>4)İstinaf kanun yolu yargılama giderlerinin, yeniden kurulacak hükümde gözetilmesine,<br>5)Artan istinaf gider avansının HMK’nin 333/1. maddesi uyarınca yatırana iadesine,<br>Dava dosyası üzerinden yapılan inceleme sonucunda HMK’nin 362/1-c,g maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 20.02.2024 günü oybirliği ile karar verildi. <br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"dcaeadc3a764d5ab","SID":"a92f97230aabb5a5"}}