{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ <br>26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2021/2192 - 2024/143<br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>26. HUKUK DAİRESİ<br><br>ESAS NO\t: 2021/2192 <br>KARAR NO\t: 2024/143<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R <br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 08/04/2021<br>NUMARASI\t\t: 2017/121 Esas 2021/336 Karar<br><br>DAVACI\t<br>VEKİLİ\t: <br>DAVALI\t:<br>DAVANIN KONUSU\t: Tazminat <br>KARAR TARİHİ\t: 02/02/2024<br>GEREKÇELİ KARAR <br>YAZILMA TARİHİ\t: 07/02/2024<br>\tMahalli mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili ve davalı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;\t<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 29.07.2016 tarihinde, sürücü ...’ün sevk ve idaresindeki, davalı sigorta şirketine ZMSS poliçesi ile sigortalı ... plakalı aracın yaya olan davacıya çarpması sonucunda yaralanmalı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, kaza sonucu davacının ağır şekilde yaralandığını, maddi zararlarının karşılanması için davalı sigorta şirketine yazılı başvuruda bulunulduğunu, ancak başvurularına 15 günde cevap gelmediğini, fazlaya dair talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla, belirsiz alacak davası olarak şimdilik davacının geçici ve kalıcı iş gücü kaybı için 100,00 TL ve bakıcı gideri için 100,00 TL’nin davalıdan tahsiline, hükmedilecek tazminata kaza tarihinden itibaren avans faizi işletilmesine karar verilmesini talep etmiş, talep artırım dilekçesi ile taleplerini geçici işgöremezlik tazminatı için 883,09 TL'ye, sürekli işgöremezlik tazminatı için 4.911,79 TL'ye, bakıcı gideri için 1.235,25 TL'ye yükseltmiştir. <br>Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava dilekçesinde bahsi geçen ... plakalı aracın, davacı şirkete, 27.04.2016-2017 tarihleri arasında 120596783 numaralı KTK zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile sigortalı olduğunu, bu poliçeden dolayı sorumluluklarının, sigortalının kusuru oranında olmak üzere, azami 310.000 TL ile sınırlı olduğunu, dosyasının Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Dairesine gönderilerek maluliyet raporu alınması gerektiğini, hesaplamanın TRH 2010 yaşam tablosu ve 1,8 teknik faize göre yapılmasını, davacı tarafça talep edilen geçici iş göremezlik tazminatının ve geçici bakıcı giderinin poliçe kapsamında olmadığını ancak dava tarihinden itibaren yasal faiz dikkate alınabileceğini belirterek davanın reddini savunmuştur.\t<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: <br>Mahkemece yapılan yargılama sonunda; makine mühendisi bilirkişiden alınan kusur raporuna göre kazanın oluşumunda davalıya sigortalı araç sürücüsünün %25, davacının %75 oranında kusurlu olduğu, Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp ABD Başkanlığından alınan rapora göre davacıda %7 oranında daimi maluliyet, 3 ay tıbbi iyileşme süresi, 3 ay bakıcı ihtiyacı süresi belirlendiği, buna göre davacının işgöremezlik zararı ve bakıcı giderinin hesaplanması için aktüer bilirkişiden rapor alındığı, alınan raporların hüküm kurmaya elverişli olduğu gerekçesi ile davanın kabulüne, 4.911,79 TL sürekli işgöremezlik tazminatı, 883,09 TL geçici işgöremezlik tazminatı, 1.235,25 TL bakıcı giderinin 19.01.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, karar verilmiş, karara karşı davacı vekili ve davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvuru yapılmıştır.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:<br>Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; hükme esas alınan kusur raporunu kabul etmediklerini, aktüerya raporunda PMF yaşam tablosunun kullanılmasının hatalı olduğunu, genel olarak aktüerya raporunun hatalı olduğunu ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. <br>Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; başvuru şartı eksikliği nedeniyle davanın reddini, temerrüt tarihinin dava tarihi olarak kabul edilmesini, davacının daimi maluliyetinin Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre belirlenmesi gerektiğini, geçici işgöremezlik tazminatı ve bakıcı giderinden SGK’nın sorumlu olduğunu ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE:<br>6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi gereğince istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen gözetilerek inceleme yapılmıştır.<br>Davacı vekili, davalıya ZMSS poliçesi ile sigortalı aracın yaya olan davacıya çarparak yaralanmasına ve malul kalmasına neden olduğunu belirterek davalıdan geçici ve sürekli işgöremezlik tazminatı ile bakıcı gideri talep etmiştir.<br>1-Davalı sigorta şirketi, davacı tarafından davadan önce davalı sigorta şirketine usulüne uygun başvuru olmadığını, davanın dava şartı yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini ileri sürmüş ise de; Dava açılmadan önce sigorta şirketine başvuruyu düzenleyen 2918 sayılı KTK.nın 97. maddesinde “sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması” gerektiği belirtilmiş bu yazılı başvuruya eklenmesi zorunlu olan ve dava şartı olan başvurunun yapılmamış sayılmasına neden olacak belgeler belirtilmemiştir. Dosya kapsamına göre dava açılmadan önce, davalının da kabulünde olduğu gibi davacı tarafından sigorta şirketine başvuru yapıldığı anlaşıldığından KTK.nın 97. maddesinde belirtilmeyen belgelerin ibraz edilmemesi nedeniyle dava şartının yerine getirilmediğine ilişkin itirazı yerinde görülmemiştir.<br>2-26.04.2016 tarihinde 2918 Sayılı Yasanın 99. maddesinde yapılan değişiklik ile getirilen \"Sigortacılar, hak sahibinin zorunlu mali sorumluluk sigortası Genel Şartlarıyla belirlenen belgeleri, sigortacının merkez veya kuruluşlarından birine ilettiği tarihten itibaren sekiz iş günü içinde Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası sınırları içinde kalan miktarları hak sahibine ödemek zorundadırlar.\" düzenlemesi yapılmıştır. Dosya kapsamında davacı tarafca 06.01.2017 tarihinde yapılan başvuru üzerine sigorta şirketi tarafından ödeme yapılmadığının anlaşılmasına göre mahkemece, sigortanın temerrüdünün sigorta şirketine başvuru tarihinden sonra 19.01.2017 tarihinde  temerrüde düştüğünün kabulünde bir isabetsizlik görülmemiş, davalı vekilinin hükmedilen tazminata dava tarihinden itibaren faiz işletilmesi gerektiğine yönelik istinaf sebebi yerinde görülmemiştir.<br>3-Davalı vekili, geçici işgöremezlik tazminatından tedavi gideri kapsamında Sosyal Güvenlik Kurumunun sorumlu olduğu yönünde istinaf itirazında bulunmuşsa da; geçici işgöremezlik tazminatı, yaralanan kişinin iyileşme süresince çalışamaması nedeniyle ortaya çıkan zararı, bakıcı gideri ise yaralanma halinde sürekli veya iyileşinceye kadar başkasının yardımına ihtiyaç duyulması olup 2918 sayılı KTK.nın 98. Maddesinde belirtilen sağlık hizmet bedeli sayılamayacağı gibi iyileşme süresince meydana gelen ve TBK.nın 54. Maddesinde de sayılan bu zararlardan zarar sorumluları KTK.nın 85. Maddesi ve 91. Maddesi gereğince araç işleteni ve zorunlu mali sorumluluk sigortası sorumlu olduğundan ve KTK.nın 98. Maddesinde belirtilen SGK'nın sorumlu olduğu sağlık hizmet bedeli kapsamında geçici işgöremezlik zararı ve bakıcı gideri bulunmadığından ve yasa ile düzenlenmeyen hususun zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartları ile düzenlenmesi mümkün olmadığı gibi, kanun maddesine aykırı genel şart hükümleri de getirilemeyeceğinden davalı sigorta şirketinin geçici işgöremezlik zararından ve bakıcı giderinden sorumlu olacağının kabulü gerekir. Bu itibarla, davalı vekilinin aksi yöndeki istinaf itirazı yerinde görülmemiştir.<br>4-Mahkemece, kazanın oluşumunda kusur oranlarının belirlenmesi yönünden alınan bilirkişi raporunun, kaza tespit tutanağı ve kazaya ilişkin ceza soruşturmasından alınan kusur raporu ile uyumlu, kazanın oluşuna uygun olduğu görülmekle hükme esas alınmasında bir isabetsizlik görülmemiştir.<br>5-Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşların çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikayetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan mevzuat hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir.<br>Maluliyete ilişkin alınacak raporların 11.10.2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 tarihi ile 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013 tarihi ile 01.06.2015 tarihleri arasında Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015 tarihi ile 20.02.2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik, 20.02.2019 tarihinden sonra da Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmesi gerekir.<br>Somut olayda, davacının maluliyet oranının belirlenmesi için Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığından alınan raporda, Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerine göre davacıda %7 oranında daimi maluliyet belirlendiği mütalaa edilmiş, davalı tarafın itirazı üzerine Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Kurulu’ndan alanın raporda ise Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre davacının maluliyetinin bulunmadığı  belirtilmiştir. Bu durumda mahkemece, dava konusu kazanın meydana geldiği 29.07.2016 tarihinde yargıtay uygulamalarına göre Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerinin uygulanması gerektiği gözetilerek Adli Tıp Kurumu raporunun hükme esas alınması ve davacının sürekli işgöremezlik tazminatı talebinin reddine karar verilmesi gerekirken kaza tarihi itibariyle uygulanmayan yönetmelik hükümlerine göre tanzim edilmiş Ankara Üniversitesi raporu hükme esas alınarak yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.<br>Açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının HMK’nın 353/1-b-2 maddesi uyarınca kaldırılmasına,  davacının sürekli iş göremezlik tazminatı talebinin reddine dair kesinleşen ve istinaf sebebi yapılmayan hususlar korunarak yeniden esas hakkında karar verilmesine, davalı vekilinin sair, davacı vekilinin tüm istinaf sebeplerinin reddine ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;<br>I-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>II-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ İLE, ilk derece mahkemesi kararının KALDIRILMASINA, davalı vekilinin sair istinaf sebeplerinin reddine, <br>HMK'nın 353/1.b-2 maddesi uyarınca ESAS HAKKINDA YENİDEN KARAR VERİLMESİNE, <br>Buna göre;\t<br>1-Davanın KISMEN KABULÜ İLE,  883,09TL geçici işgöremezlik tazminatı, 1.235,25 TL bakıcı giderinin 19.01.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,<br>Davacının sürekli işgöremezlik tazminatı talebinin reddine,<br>2-Harçlar kanunu gereğince alınması gereken 144,70 TL karar ve ilam harcından, peşin alınan 55,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 89,70 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, davacı tarafından yatırılan 55,00 TL harç bedelinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,<br>3-Davacı yargılamada vekil ile temsil edildiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13/2 maddesi gereğince belirlenen 2.118,34 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,  <br>Davalı yargılamada vekil ile temsil edildiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13/3. Maddesi gereğince 2.118,34 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine <br>4-Davacı tarafından yargılama giderleri 35,90 TL başvuru harcı, 360,90 TL tebligat, posta ve diğer masraflar olmak üzere toplam 396,80 TL'nin kabul/red oranına göre 119,04 TL’sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,,<br>5-Hüküm kesinleştiğinde kullanılmayan gider avansının yatıran tarafa iadesine,<br>6-HUAK’ın 18A/13 maddesi ile HUAK yönetmeliğinin 26/2 maddesi gereğince yargılama giderlerinden sayılan 1.320,00 TL zorunlu arabuluculuk giderinin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,<br>III - İSTİNAF HARÇ VE YARGILAMA GİDERLERİ YÖNÜNDEN:<br>1-Davalı vekili tarafından yatırılan istinaf karar ve ilam harcının istek halinde iadesine,<br>2-İstinaf başvurusu nedeniyle davalı tarafından yapılan 1,70TL+162,10TL olmak üzere toplam 163,80 TL  yargılama giderlerinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine, <br>3-Harçlar Kanunu gereğince davacıdan alınması gereken 427,60 TL istinaf karar ve ilam harcından peşin alınan 59,30 TL'den mahsubu ile bakiye 368,30 TL'nin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, <br>4-Başvuran tarafça yatırılan delil ve gider avansından kullanılmayan kısmın HMK.nın 333.maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, <br>5-Karar tebliği, harç mahsup, iade ve tahsil işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,<br>Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 02.02.2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.<br><br>Başkan <br>Üye <br>Üye<br>Katip <br> <br>* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"690e6bdbfd5a2c71","SID":"9f30ff8fcc7ebbd5"}}