{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>44. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>DOSYA NO: 2021/116 <br>KARAR NO: 2024/331<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 21/12/2017<br>NUMARASI: 2015/34 E. - 2017/1154 K.<br>DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 22/02/2024<br>Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan  inceleme sonucunda; <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; davalının müvekkillerinden herhangi bir alacağı olmamasına rağmen İstanbul Anadolu ... İcra Dairesi 'nin ... Esas sayılı dosyası ile 02/03/2015 tanzim, 05/05/2015 vade tarihli, 70.000,00 TL bedelli müvekkilleri tarafından imzalı senede dayanarak 13.000,00 TL alacak yönünden icra takibi başlattığını, müvekkillerinden ...'nın davalının kardeşi ... 'ın  çalıştığı ... Tic. Ltd. Şti. ile ... plakalı ticari aracın satışı konusunda anlaştıklarını, icra takibine konu senedi tarih kısımları boş şekilde teminat olarak verildiğini, borç tamamen ödenmesine rağmen senet iade edilmediğini,  bunun üzerine İst. Anadolu CBS 'ye suç duyurusunda bulunduklarını,  senet bedelinin tamamen ödendiğine dair yazılı kesin delilleri olduğunu,  dava konusu senetin kötü niyetli olarak icraya konulduğunu belirterek, davanın kabulüne, icra takibinin ve senedin iptaline, davalının %20 'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine, icra takibinin durdurulması için ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir.<br>CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde;davacının bulunmuş olduğu suç duyurusunun haksız ve gerçek dışı beyanlar olduğunu, dava dilekçesinde belirtilen araç satış sözleşmesinin içeriği incelendiğinde bahsi geçen araç bedeli davacıya ödendiğini, bu nedenle davacı tarafın aracın gasp edildiği iddiasının haksız ve gerçek dışı olduğunu, ekte sunulan Alım-Satım ve Araç Sipariş Sözleşmesine göre davacı ... iç dizayn bedeli ödemeyi kabul ve taahhüt ettiğini ve bu bedelin KDV haricinde bir bedel olduğunu, dava konusu aracın davacının talepleri doğrultusunda dizayn edildiğini ancak davacı tarafın üzerine düşen yükümlülüğünü yerine getirmediğini belirterek davanın reddini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılamaya ve toplanan delillere göre; ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiştir. <br>İSTİNAF SEBEPLERİ Davacılar vekili istinaf dilekçesinde; davalının, müvekkillerinden herhangi bir alacağı olmamasına rağmen İstanbul Anadolu ... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile 02/03/2015 tanzim, 05/05/2015 vade tarihli, 70.000,00 TL bedelli  senede dayanarak 13.000,00 TL alacak yönünden icra takibi başlattığını ve borcun ödenmesine rağmen bedelsiz senedin icraya konulması ve haksız icra takibi nedeniyle iş bu davanın açıldığını ve  İstanbul Anadolu CBS'ye suç duyurusunda bulunulduğunu, Dava konusu senedin, araç alım satımına ilişkin teminat olarak verildiğini, üzerinde de imzalı ve yazılı olduğu şekilde teminat senedi olduğunu, davalı yanın ise gerçekte alacaklı olmadığı halde alacaklı kısmına kendi şahsi ismini yazarak bedelsiz senedi gerçeğe aykırı bir şekilde doldurarak icraya verdiğini, dosyada mevcut belge ve deliller ışığında özellikle ödeme dekontları ve davalının imzasının olduğu ilgili noterlikçe alım satım belgesi uyarınca (alacağım yoktur yazısı ihtiva eden) ne aracı satan şirkete ne de davalı yana müvekkilinin bir borcu bulunmadığını, İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2015/119260 sayılı soruşturma dosyasında da tarafların ifadesinin alındığını ve dava konusu senedin ilgili araç alım satım sözleşmesi uyarınca teminat olarak verildiğinin taraflarca da kabul edildiğini, Davalı yanın dahi beyan dilekçesine ek olarak araç alım satım sözleşmesini, alım satıma ilişkin faturaları delil olarak sunduğunu, yine dilekçesinin bir çok yerinde araç alım satımından bahsettiğini, araç alım satımından dolayı müvekkillerinden alacaklı olduğunu iddia ettiğini, bu senedin ilgili aracın alım satımı ile alakalı düzenlendiğini, davalı ise noter alım satım belgesinde araç alım satımı ile alakalı tüm alacağını aldığını noterliğe zikrettiğini ve imza attığını, hal böyle olmasına rağmen icra takibi açıldığını, davalı yan, aracı satan şirketin müdürü ve sahibi olup haksız bir şekilde ve Türk Ceza Kanunu'na göre suç teşkil eden bir eylemle kendisini alacaklı gösterdiğini, Mahkemenin dosyada yazılı delil olmadığı şeklindeki değerlendirmesinin hukuka uygun olmadığını, hem savcılık dosyasındaki ifade ve beyanlar, hem cevap dilekçesi, hem mahkeme dosyasına sunulu noterlik belgeleri hemde senet üzerinde yazılı teminat ibaresinin yazılı delil niteliğinde olup iddialarını ispatlar mahiyette olduğunu beyan ederek, Mahkemece verile kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.<br>GEREKÇE  İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.Dava; İİK'nun 72/3. maddesi uyarınca icra takibinden sonra açılan menfi tespit davasıdır. Davacılar; davaya konu 70.000 TL bedelli senedin, ... plaka sayılı aracın bedelinin teminatı olarak lehtarı ve tarih kısımları boş olmak suretiyle verildiğini, araç bedeli ödenmesine rağmen senedin iade edilmediğini iddia etmiştir. İstanbul Anadolu .... İcra Müdürlüğü 'nün , Esas sayılı icra dosyası incelendiğinde; davalı takip alacaklısının, davacı takip borçluları aleyhine 02/03/2015 tanzim tarihli 05/05/2015 vade tarihli 70.000,00 TL bedelli senede dayalı olarak 13.000,00 TL asıl alacak, 393,61 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 13.393,61 TL yönünden kambiyo senetlerine özgü icra takibi başlattığı anlaşılmış olup, senet incelendiğinde; ... nolu, 02/03/2015 tanzim tarihli 05/05/2015 vade tarihli 70.000,00 TL bedelli, lehtarı davalı ..., keşidecisi davacı ..., kefili ise diğer davacı ... olan senet olduğu görülmektedir. İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2015/119260 soruşturma nolu dosyası incelendiğinde; davacıların davaya ve takibe konu senet nedeniyle dava dışı ..., ..., ..., ... ve tüm ... Ltd. Şti. yetkilileri hakkında yağma, nitelikli dolandırıcılık ve tehdit suçlarından şikayette bulunduğu, soruşturma sonucunda kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği, verilen kararın itirazen İstanbul Anadolu 9. Sulh Ceza Hakimliği 'nin 2016/806 D.İş sayılı dosyası ile itirazın reddine karar verilerek kesinleştiği anlaşılmıştır. Somut olayda,  her ne kadar taraflar arasında ... plaka sayılı araç ile ... plaka sayılı aracın alım-satımına ilişkin bir ticari ilişki bulunduğu ve dosyaya sunulan davacıların kimlik fotokopilerinin altında lehtarı, düzenleme ve ödeme tarihi boş senet fotokopisi üzerinde \"teminat olarak alınmıştır, kalan borcunu ödedikten sonra kendisine teslim edilecektir.  A. Yakışır\" ibaresi bulunduğu görülmüş ise de;  teminat iddiasının yazılı delillerle ispatlanması gerektiği, dava ve takibe konu senedin neyin teminatı olarak verildiğinin söz konusu belge üzerinde açıkça yazılmadığı gibi, davalının da bu belgede imzasının bulunmadığı, senet metninde teminat olarak verildiğine dair herhangi bir ibarenin yer almadığı, bağlantılı soruşturma dosyasında ise, senedin teminat olarak verildiğini ikrara yönelik bir ifade bulunmadığı dikkate alınarak, davacıların dava ve takibe konu senedi davalıya teminat senedi olarak verdiği hususunun dosya kapsamındaki yazılı ve kesin delillerle ispatlanamadığı anlaşıldığından davanın reddine yönelik olarak verilen kararda bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmıştır. Dosyadaki belgelere, duruşma sürecini yansıtan tutanaklar ve gerekçe içeriğine göre, ilk derece mahkemesi kararında davanın esasıyla ilgili tarafların gösterdiği hükme etki edecek tüm delillerin toplandığı, kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, kararın usul ve yasaya uygun olduğu anlaşıldığından davacılar vekilinin yerinde bulunmayan istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Usûl ve yasaya uygun İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 21/12/2017 tarih ve 2015/34 E., 2017/1154 K. sayılı kararına karşı davacılar vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL maktu istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 108,80 TL harcın mahsubu ile bakiye 318,8‬0 TL harcın davacılardan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine,  3-Davacılar tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına, 5-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine, 6-Karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin İlk derece Mahkemesince yerine getirilmesine, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince, miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 22/02/2024\t</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"af1a21ea7b0b31e9","SID":"20ec2ee48178e010"}}