{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İZMİR<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>13. HUKUK DAİRESİ<br><br><br>DOSYA NO\t\t: 2022/660 <br>KARAR NO\t\t: 2024/109<br>KARAR TARİHİ\t: 16/01/2024<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: İZMİR 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>ESAS NO\t\t: 2018/494<br>KARAR NO\t\t: 2021/896<br>DAVA TARİHİ\t\t: 05/12/2012<br>KARAR TARİHİ\t: 07/12/2021<br>DAVANIN KONUSU\t: İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>DAİRE KARAR TARİHİ\t:16/01/2024<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t:19/01/2024<br><br>İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 07/12/2021 Tarih ve 2018/494 E. 2021/896 K.sayılı kararının istinaf başvurusu yoluyla incelenmesinin davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dairemize gönderilen dosya incelendi, dosya içeriğine göre incelenmenin duruşmasız olarak yapılması uygun görülmekle, gereği konuşulup düşünüldü.       <br>   İSTEM:<br> Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı tarafa ait ... Alım ve Satım Müessesesi İzmir Mağazasının müvekkili idarenin ... nolu konut dışı su abonesi olduğunu, davalı abonenin kayıtlarında yapılan inceleme sonunda Kaçak Su Araştırma servisinin 18/04/2007 tarihi itibariyle sayaç çalınma işlemi uygulandığı, 13/09/2002/21/11/2005 tarihleri arasında 4.250 m3 karşılığı 21.703,77 TL kıyas tahakkuku yapıldığını, Nisan 2010 dönemine tahakkuk ettirildiğini daha sonra 09/08/2010 tarihinde abonenin 2002-2003-2004-2005-2006tüm aylak 2007 1-2-3-4 aylarına ait dönemsel tahakkuk borçlarının 7.896,17 TL+23.469,87 TL kıyas borcu olmak üzere toplam 31.366,04 TL borçtan 210,28 TL teminat mahsup edildikten sonra kalan 31.155,76 TL borcun 2010 yılı 8. Ayına tahakkuk ettirildiğini, davalının mevcut su borçlarını süresinde ödememesi üzerine 23.533,73 TL asıl alacak takip tarihine kadar 7.089,93 TL işlemiş faiz 7.622,03 TL faizsiz alacak 1.276,19 TL faizin % 18 KDV si ile birlikte toplam 39.521,88 TL alacağın tahsili amacıyla icra takibi başlatıldığını, icra takibinin ve faizin hukuki dayanağının ... tarifeler yönetmeliği olduğunu, işlemiş faize KDV uygulandığını, davalının haksız ve yasal dayanaktan uzak itirazın iptali ile takibin devamına % 20 icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ettiği görülmüştür. <br>CEVAP:<br>Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili kurumun mali sebepler ile faaliyetlerine son veridiğini, malvarlığının ihale yöntemi ile satıldığını, Özelleştirme Uygulamaları Daire Başkanlığı bünyesinde tüzel kişiliği devam eden bir devlet kurumu olduğunu, İzmirdeki tüm gayrimenkullerinin vergi borçlarına mahsuben ...'na devredildiğini, tapu devrinin 21/12/1998 tarihinde fiili devirin 14/01/1999 tarihinde gerçekleştiğini, davanın devir alan ...na ihbarını talep ettiklerini, yetkili icra dairesi ve mahkemelerinin Ankara icra dairesi ve mahkemeleri olduğunu, söz konusu borcun zaman aşımına uğradığını, davanın dayanağı olan abonelik sözleşmesinde abonelik adresi ... bulvarı No:... , abonelik numarası ise ... olarak görülmekte iken dava dilekçesinde ... sokak No:... ... ... adresindeki ... numaralı bir abonelik borcunun varlığından bahsedildiğini, bu adreste  müvekkili şirkete ait hiçbir zaman bir mağaza olmadığını, davacı tarafın müvekkilinin hiçbir surette faaliyette bulunmamış adresler için sorumluluğundan bahsedilmesinin yasal olmadığını iddia ederek, davanın reddine, masraf ve ücreti vekaletin davacıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava ettiği görülmüştür. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI ÖZETİ: <br>İlk derece mahkemece \"...Her ne kadar davalı  tarafça  dava konusu alacağın zamanaşımına uğradığı savunulmuş  ise de, TBK.nun 146.maddesinde ( 818 sayılı BK md.125) sözleşmeye dayanan alacakların, başka türlü hüküm mevcut olmadığı takdirde 10 yıllık zamanaşımı süresine tabi olduğu  hükme bağlandığı,  dava konusu alacak taraflar arasında sözleşme ilişkisi bulunması nedeniyle ve yasada özel olarak başka bir süre öngörülmediğinden genel zamanaşımı süresinin düzenlendiği TBK'nun 146. maddesi( 818 sayılı BK md.125)  gereğince 10 yıllık zaman aşımı süresine tabi olduğu, zamanaşımı süresinin  her alacak için o alacağın istenebileceği tarihte başlayacağı,  zamanaşımını kesen sebeplerin  BK'nun 133-136. maddeleri ( TBK. m.154-157)  'de gösterildiği,  BK'nun 133/2.( TBK. 154/2)  maddesi uyarınca borçlu aleyhinde icra takibi başlatılması halinde, zamanaşımı süresi kesileceği ve  alacağın takibine ilişkin her işlemden sonra yeniden işlemeye başlayacağı, somut uyuşmazlıkta davacının dava konusu faturalar nedeniyle davalı aleyhine 20.03.2012 tarihinde İzmir 4. İcra Müdürlüğünün 2012/4000  sayılı dosyası üzerinden ilamsız icra yoluyla takip başlattığı, su faturalarının her biri yönünden son ödeme tarihlerinin  bu sürenin başlangıcı  olduğu, dava ve takibe konu  faturaların ilkinin son ödeme tarihinin 23.09.2002 olduğu, diğer faturaların son ödeme tarihleri de dikkate alındığında davacı tarafından takibin yapıldığı 20.03.2012  tarihi  itibariyle  10 yıllık zamanaşımı süresi  dolmadığından davalının zamaşımı  def'ine  itibar edilmemiş, böylece aboneliği  davalı üzerinde devam eden, herhangi bir devir işlemi yapılmayan, aboneliği iptal ettirmeyen ve kullanıma sebebiyet veren  davalının sözleşme nedeni  dava ve takip konusu fatura  bedellerinden sorumlu olduğu, denetime ve hüküm kurmaya elverişli ... Tarifeler Yönetmeliği esas alınarak hesaplanan  bilirkişi  raporunda  tespit edilen miktarlar  yönünden  davacının davalıdan alacaklı  olduğu, davalının tacir olduğu ve avans faizi talep edilebileceği, davalının icra takibine yaptığı itirazında kısmen haklı  olmadığı anlaşılmakla davacının davasının kısmen kabulüne, davalının İzmir 4.İcra Müdürlüğünün 2012/4000 Esas sayılı takip dosyasına vaki itirazının kısmen iptali ile  11.564,17 TL asıl alacak, 3.437,68 TL işlemiş faiz, 618,78 TL işlemiş faizin KDV’si, 5.809,65 TL faizsiz alacak olmak üzere  toplam  21.430,28 TL alacağın  asıl alacağa takip tarihinden itibaren işletilecek  avans  faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesi için takibin devamına, alacak likit olduğundan hüküm altına alınan alacak üzerinden %20 oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilerek aşağıda yazılı hüküm kurulmuştur.<br>1-Davacının davasının KISMEN KABULÜNE,<br>Davalının, İzmir 4.İcra Müdürlüğünün 2012/4000 Esas sayılı takip dosyasına vaki itirazının kısmen iptali ile 11.564,17 TL asıl alacak, 3.437,68 TL işlemiş faiz, 618,78 TL işlemiş faizin KDV’si, 5.809,65 TL faizsiz alacak olmak üzere toplam 21.430,28 TL alacağın  asıl alacağa takip tarihinden itibaren işletilecek  avans  faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesi için takibin devamına,<br>2-Hüküm altına alınan 21.430,28 TL alacak üzerinden hesaplanan  %20 oranındaki icra inkar tazminatı  olan  4.286,05 TL’nin  davalıdan alınarak davacıya verilmesine,<br>3- Fazlaya ilişkin talebin REDDİNE,...\" ifadelerini içeren gerekçelerle davanın kısmen kabulüne karar vermiştir. <br>İSTİNAF TALEBİNDE BULUNAN:<br>Davacı ve davalı vekili istinaf talebinde bulunmuştur.<br> İSTİNAF NEDENLERİ:<br> Davacı vekili istinaf başvurusunda özetle; yerel mahkemece verilen kararın usul ve yasaya uygun olmadığını, eksik ve hatalı bilirkişi raporlarına dayanılarak hüküm kurulduğunu, kıyas borcuna ilişkin olarak yapılan hesaplamanın hatalı olduğunu, bilirkişi tarafından 6 aylık tüketim esas alınarak hesaplama yapıldığını, bilirkişinin önceki dönem tahakkuklarını hesaplamada baz aldığını, tüketimin olmadığı dönemlerin hesaplamaya dahil edilmemesi gerektiğini, ek rapor almak suretiyle hesabın düzeltilmesi gerektiğini talep ettiklerini fakat bu taleplerinin görmezden gelinerek karar verildiğini ilk derece mahkemesi tarafından verilen kararın kaldırılmasını talep etmiştir. <br> Davalı vekili istinaf başvurusunda özetle; yargılamanın her safhasında davalı kurumun kendi işlettiği alım satım müesseseleri yani mağazalar yanında, özel kişi veya şirketlerin işlettiği alım satım müesseselerinin yani mağazaların da bulunduğunu, ilk derece mahkemesince,  ödeme emrine itiraz dilekçesinde, ''İzmir mağazası Özelleştirme Yüksek Kurulu'nun 10.11.1998  tarih 98/88 sayılı kararı ile ...'na devredildiğini, tapu devrinin 21.12.1998 tarihinde, fiili devrin ise 14.01.1999 tarihinde gerçekleştiğini, işletmenin devredilmiş olması nedeniyle borcun muhatabı olmadığından husumet yöneltilemeyeceğini  belirttiği,  tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde davalının müessesi  olan  ... Alım Satım Müessesesi  arasında ... Bulvarı No:... adresinde bulunan işyeri için  01/02/1950 tarihinde 23547 nolu  su  abonelik  sözleşmesi yapıldığı,'' şeklinde bir değerlendirme yapılmasının hatalı olduğunu, ödeme emrine itiraz dilekçesinde, ödeme emri ile birlikte herhangi bir abonelik sözleşmesi, fatura, sair hususlar  tebliğ olmadığı ve  borçlu-muhatap olarak davalı kurum tüzel kişiliği  belirtildiğinden,  İzmir ili dahilinde davalı kendisine  ait tek  taşınmaz  devir yapılan taşınmaz olduğundan, dosya kapsamında  abonelik sözleşmesindeki ''... alım satım müessesesi'nin davalı kurum ...  A.Ş.'ye ait olup olmadığının sübuta ermediğini, ilk derece mahkemesinin eksik inceleme ile yanlış hüküm verdiğini, davacının  abonelik sözleşmesinin  tarafını,  davalının husumetini ve  alacak kaynağı bakımından iddasını ispatla mükellef olduğunu ve dosya kapsamında ispatlanmadığını tekrar ile,  istinaf incelemesi neticesinde istinaf nedenlerinin kabulü ile, ilk derece mahkeme kararının ortadan kaldırılarak, ispatlanamayan hususlar yönünden esasen, abonelik sözleşmesi ile uyuşmayan icra dosyasının hatalı yöneltilen husumet nedeni ile de usulen davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. \t<br>GEREKÇE:<br>Dava; İİk 67. Maddesine dayalı itirazın iptali talebine ilişkindir.<br> Uyuşmazlık, su abone sözleşmesi gereğince kaçak kullanımına dayalı olarak yapılan ilamsız icra takibine  yapılan itirazın  yerinde olup olmadığına ilişkindir.<br>Davacı taraf, davalının konut dışı su abonelik sözleşmesi  bulunduğunu, 18/04/2007 tarihi itibariyle sayaç çalınma işlemi uygulandığını ve  yönetmelik gereğince usulüne uygun olarak tahakkuk ettirilen bedelin davalı tarafça ödenmemesi üzerine icra takibi yapıldığını belirtmiştir.<br>Davalı taraf vekili,müvekkili kurumun mali sebeplerle faaliyetine son verdiğini,malvarlığının ihale usulü ile satıldığını, İzmir deki tüm malvarlığının vergi borçlarına mahsuben ...na devredildiğini, taşınmazların tapu devrinin ...na devredildiğini, davanın dayanağı olan abonelik sözleşmesinde abonelik adresi ... Bulvarı No:... , abonelik numarası ise ... olarak görülmekte iken dava dilekçesinde ... sokak No:... ... ... adresindeki ... numaralı bir abonelik borcunun varlığından bahsedildiğini, bu adreste  müvekkili şirkete ait hiçbir zaman bir mağaza olmadığını belirtmiştir.<br>Dava dosyası makine mühendisi bilirkişi ..'a tevdi olunmuş bilirkişi inceleme sonunda, 14/05/2014 tarihli rapor ile ... Alım Satım Müessesesinin ...-... ... Sok. No: ... adresindeki işyeri için dosyada bulunan evraklara göre 01/02/1950 taihinde su aboneliği tesis edildiği ve sözleşme imzalandığı ve dosyadaki kayıt bilgi iddia ve savunmaya göre aboneliğin iptal edilmediği, davacı idare görevlileri tarafından 18/04/2007 tarihinde yapılan inelemede sayacın olmadığının tespit edildiği ve çalışma işlemi uygulandığı taraflar arasında imzalanan abone sözleşmesi, idare tarafından uygulanan tarifeler yönetmeliği, 3516 sayılı Ölçüler ve Ayar Kanunu ile Ölçüler ve Ayar Yönetmeliği doğrultusunda abonenin sayacını korumak, muhafaza etmek ve görevli memurun rahatlıkla okuyabileceği şekilde ve yerde bulundurması gerektiği, mahallinde yapılan incelemede işyerinin kapalı olduğu, uzun yıllardan beri kullanılmayan eski bir yer olduğu izlenimi verdiği, çevreden sorulduğunda 10 yıldan beri kapalı olduğunun ifade edildiği, abonenin bayilik sözleşmesini iptal etmediği, sayacın bulunmadığı bu durumda tahakkuk eden su bedelinden hukuki yönü ile takdiri ve değerlendirilmesi mahkemeye ait olmak üzere davalı aboneye 21.776,30 TL, su bedeli 6.473,47 TL gecikme bedeli, % 18 oranında 1.165,23 TL faizin KDV si olmak üzere toplam 29.415,00 TL tahakkuk ettirebileceğini, ayrıca ek ek rapor ile de uygulanan faiz oranlarına göre 6.451,81 TL gecikme bedeli uygulanabileceği, faizin % 18 KDV sinin 1.161,33 TL olarak hesaplandığını, bu tespitlere takibe konu davacı alacağının toplam 36.938,67 TL olacağını beyan ettği görülmüştür.<br> Dava  konusu aboneliğe ait adresin bulunduğu yerin maliklerinin tesbiti hususunda dava konusu yere ait tapu kayıtları celp edilerek mahalinde fen mumuru da hazır olduğu halde  keşif yapılmış, keşif mahalinde dinlenen davacı tanığı ... 18/04/2007 tarihli kaçak su tesbit işleminin yapıldığını, bu yerde  tesbit tarihinde ... isimli eğlence merkezi bulunduğu, hali hazırda boş arsa niteliğinde olduğunu, eğlence mekanının sahibinin işletmeyi .... isimli kişiden kiraladığını ve işlettiğini beyan ettiğini, abonelik kayıtlarının ... adına gözüktüğü için tutanağı davalı şirket aleyhine tuttuklarını beyan ettiği, yine davacı tanığı ... tesbit tutanağını düzenlediği tarihte davacı kurumun Kaçak Araştırma Şube Müdürlüğünde görev yaptığını, görevli ... tarafından tutulan tutanağın müdürlüğe getirildiğini, kendisi tarafından da kontrollerinin yapılarak imzalandığını, tesbit işleminin yapıldığı yeri görmediğini beyan ettiği, keşif sonrası bilirkişi tarafından düzenlenen raporda dava konusu kaçak su aboneliği tesbitinin yapıldığı, taşınmazın 09/07/1936 tarihinde ... oğlu ... adına kayıtlı iken 1957 yılında ...'e, 1941 yılında ... belediyesi, 1952 yılında ..., 1953 yılında ..., 2013 yılında ... kızı ... ve ..., 2013 tarihinde de .... Şti.adına devir ve kayıtlı olduğunun beyan edildiği görülmüştür.  <br> Davalı  tarafça istinaf dilekçesinde;  abonelik adresinde  davalının hiçbir zaman bir mağazası olmadığını, davalının hiç bir surette faaliyette bulunmamış adresler için sorumluluğundan bahsedilmesinin yasal olmadığını iddia etmiş ise de, davalının icra takip  dosyasına  sunduğu ödeme emrine itiraz dilekçesinde  İzmir mağazası Özelleştirme Yüksek Kurulu'nun 10.11.1998  tarih 98/88 sayılı kararı ile ...'na devredildiğini, tapu devrinin 21.12.1998 tarihinde, fiili devrin ise 14.01.1999 tarihinde  gerçekleştiğini, işletmenin devredilmiş olması nedeniyle borcun muhatabı olmadığından husumet yöneltilemeyeceğini  belirttiği, tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde  davalının müessesi  olan  ... Alım Satım Müessesesi  arasında ... Bulvarı No:... adresinde bulunan işyeri için  01/02/1950 tarihinde  23547 nolu  su  abonelik  sözleşmesi yapıldığı,  12.07.1973 tarihinde davalının ... Alım Satım Müessesesi tarafından yapılan başvuru üzerine adresin ... Sok.No:... .../...  olarak düzeltildiği, sözkonusu  müessesenin  Özelleştirme Yüksek Kurulu'nun 10.11.1998  tarih 98/88 sayılı kararı ile ...'na devredilmesinin  davalının  abonelik sözleşmesinden kaynaklanan sorumluluğunu ortadan kaldırmayacağı, zira aboneliğin  davalı üzerinde devam ettiği ve herhangibir devir işleminin yapılmadığı, aboneliğini iptal ettirmeyen ve kullanıma sebebiyet veren abone davalının sözleşme nedeni ile sorumlu bulunduğunun kabulü gerektiğinden (Nitekim, aynı ilkeler HGK 27.04.2011 tarih ve 2011/19-104 E.-239 K.sayılı kararında da benimsenmiştir.)<br>İlk Derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın reddine dair verilen karar İzmir Bam 4. HD tarafından incelenerek eksik inceleme ile karar verildiği gerekçeleriyle kaldırılmış,İlk Derece Mahkemesince yeniden yapılan yargılama esnasında  Bam 4. HD nin eksik inceleme olduğunu belirttiği konularda incelemeler tamamlanmış değerlendirme yapılmış,konusunda uzman bilirkişilerden rapor ve ek rapor alınmıştır.<br>HMK 355. Maddesi gereğince  yapılan istinaf incelemesinde; aboneliği davalı üzerinde devam eden, herhangi bir devir işlemi yapılmayan, aboneliği iptal ettirmeyen ve kullanıma sebebiyet veren davalının sözleşme nedeni dava ve takip konusu fatura  bedellerinden sorumlu olduğu,İlk Derece Mahkemsince alınn rapor ve ek raporların  denetime ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, ... Tarifeler Yönetmeliği esas alınarak hesaplanan  bilirkişi raporunda  tespit edilen miktarlar  yönünden  davacının davalıdan alacaklı  olduğu, davalının tacir olduğu ve avans faizi talep edilebileceği ve mahkemenin bu yöndeki kararının isabetli olduğu, kamu düzenine aykırılığın bulunmadığı ve davacı ve davalı tarafın istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı anlaşılmakla davacı ve davalı tarafın istinaf sebeplerinin ayrı ayrı reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.  <br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>1-İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 07/12/2021 Tarih ve 2018/494 E. 2021/896 K.sayılı kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğundan, davalı ve davacının istinaf başvurularının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE, <br>2-İstinaf talebinde bulunan davacı taraftan alınması gereken 427,60 TL istinaf karar harcından 80,70 TL'nin mahsubu ile kalan 346,90 TL'nin davacıdan alınarak Hazineye irat kaydına,<br>3-İstinaf talebinde bulunan davalı taraftan alınması gereken 1.463,90 TL istinaf karar harcından 367,00 TL'nin mahsubu ile kalan 1.096,90 TL'nin davacıdan alınarak Hazineye irat kaydına,<br>3-Davalı ve davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerlerinde  bırakılmasına, <br> İlişkin, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362/1-a maddesi uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere 16/01/2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"1ea0c426ff9da520","SID":"7fc4020b4d2b1740"}}