{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>44. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ  K A R A R I<br>DOSYA NO: 2020/2569 Esas<br>KARAR NO: 2024/272<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İstanbul 2. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi<br>TARİHİ: 05/02/2020<br>NUMARASI: 2017/95 E. - 2020/71 K.<br>DAVANIN KONUSU: Fikir Ve Sanat Eseri (Maddi Tazminat İstemli)|Fikir Ve Sanat Eseri (Manevi Tazminat İstemli.)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 15/02/2024<br>Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;<br>G E R E Ğ İ  D Ü Ş Ü N Ü L D Ü: Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin dava konusu \"...\" adlı eserlerin beste sahibi olduğunu, müvekkilinin  ... gibi ülkenin en önemli ses sanatçılarına orkestra şefliği yapmış  bir müzik adamı olduğunu, “ ...” gibi eserlerin sahibi olduğunu, müvekkiline ait eserlerin davalı yapım firması tarafından gerçekleştirilen ve davalıya ait TV kanalında yayınlanan \"...” ve “... ” isimli programlarda yarışmacılara kullandırıldığını ve sonrasında davalılara ait dijital platformda ticari kazanç elde edildiğini,  müvekkilinin fikri emeği karşılığında yarattığı eserlerin bahsi geçen ses yarışmaları programlarında müvekkilinin muvafakati alınmadan ve mali hakları ödenmeden kullanıldığını, bu yarışmaların yüksek izlenme oranına sahip olduğunu ve reklam, SMS gelirleri ile gerek yapımcının gerekse TV kanalının yüksek gelirler elde ettiğini, buna karşın müvekkiline eserlerin kullanımı ile ilgili herhangi bir ücret ödemesi yapılmadığından bahisle, müvekkiline ait '...' ve '...' adlı eserlerin izinsiz yasaya aykırı kullanılmasından dolayı fazlaya ilişkin talep hakları saklı kalmak kaydıyla, davanın belirsiz alacak davası olarak kabulüne ve sonradan arttırılmak üzere her bir kullanım için şimdilik 200-TL' den sekiz kullanım bedeli olarak 1.600-TL' maddi tazminatın kullanım tarihlerinden itibaren yasal faizi ile,FSEK 68 kapsamında, davalıdan tahsiline, izinsiz kullanım ve bazı eserlerde müvekkilin eser sahibi sıfatı ile ismimin yazılmaması ile manevi haklarının zarar görmesi sebebi ile, izinsiz kullanılan eser başı 2.500-TL den sekiz kullanım için 20.000-TL manevi tazminatın izinsiz kullanım tarihlerinden itibaren yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava ettiği, 09.09.2019 tarihli ıslah dilekçesi ile; ek  bilirkişi raporu ile belirtilen tutarlar üzerinden  fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla; 17.200 TL ıslah talebinin kabulüne karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır. Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle; dava dilekçesinde bahsi geçen programların müzik yarışma programları olduğnuu, bu tarz müzik yarışma programları  sırasında, kullanılan müzik eserlerinin telif ücretlerinin ilgili Meslek Birliklerine ödendiğini, Meslek Birliklerine süresinde gerekli bildirimlerin yapıldığını, davacı tarafça  maddi tazminata ilişkin istenilen bedellerin fahiş olduğunu, talep edilen bedellerin müzik albümü ve filmlerde kullanılmak üzere talep edilen yüksek bedellerin talep edildiğini, eserlere ilişkin tarifelerin tespitinde FSEK 42/A mad. belirtilen hususların dikkate alınması gerektiğini, davacı tarafından istenen telif bedellerin tamamen rekabet bozucu ve müvekkilini maddi anlamda yıkıcı bir hal aldığını ayrıca davacının adının tüm eserlerde kullanıldığını, tespit edemedikleri diğer kullanımlarda isminin yazılmamış olmasının sehven veya program formatı gereği olabileceğini, yarışmacıların eserleri kendi kabiliyetleri ve sesleri oranında jüri önünde seslendirdiklerini, herhangi bir şekillde şarkının genel yapısını bozmadıklarını, manevi tazminat koşullarının da oluşmadığını beyanla davanın reddine karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır. İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; \"..Davaya konu olayda davacıya ait musiki eserlerinin Yarışma programında “okunması\" söz konusu olup bu halde söz konusu mali hak temsil hakkıdır. Temsil hakkı için kural olarak eser sahibinden veya hak sahiplerinden izin alınması şarttır. Ayrıca FSEK m.43 hükmüne göre \"Radyo-televizyon kuruluşları, uydu ve kablolu yayın kuruluşları ile mevcut veya ileride bulunacak teknik imkanlardan yararlanarak yayın ve/veya iletim yapacak kuruluşlar, yayınlarında yararlanacakları opera, bale, tiyatro ve benzeri sahneye konmuş eserlerle ilgili olarak hak sahiplerinden önceden izin almak zorundadırlar. Bu kuruluşlar sahneye konmuş eserler dışında kalan eser, icra, fonogram ve yapımlar için ilgili olan meslek birlikleri ile 52 nci maddeye uygun sözleşme yaparak izin almak, söz konusu yayın ve/veya iletimlere ilişkin ödemeleri bu birliklere yapmak ve kullandıkları eser, icra, fonogram ve yapımlara ilişkin listeleri bu birliklere bildirmek zorundadırlar.\" Dosyaya ibraz edilmiş meslek birlikleri ile ilgili sözleşmede temsil hakkı sözleşme kapsamında bulunmadığından davacının mali haklarından temsil hakkının ihlal edildiği kanaatine varılmıştır. Davacının sunduğu ekran görüntülerine göre davaya konu ... isimli bestenin 5 defa, ... isimli bestenin 3 defa kullanıldığının görüldüğü , buna göre her bir beste için 1 kullanım karşılığı 750 TL'nin dikkate alınmasının uygun olabileceği kanaatine varılmıştır. Bu çerçevede 750 TL'den ... isimli beste için 750 TL x 5 kullanım = 3.750 TL, ... isimli beste için 750 TL x 3 kullanım 2.250 TL olmak üzere toplam 6,000 TL telif bedelinin hesaplandığı ve FSEK 68 çerçevesinde bu bedelin 3 katının talep edilebileceği anlaşılmıştır. Buna mukabil davacının eser sahibi olarak adının belirtilmediği iddiasının özellikle ... eserine ilişkin olduğu anlaşılmış, buna ilişkin olarak bir görüntüde Unutamazsın eserinin altında  söz: ... , beste: ... olarak gösterildiği görülmüş ise de bu eserin başka bir eser olduğu davacının eseri olmadığının da anlaşıldığı, yukarıda belirtilen kullanımlarda ise  davacının adına yer verildiği tespit edilmesi nedeniyle davacının iddia ettiği gibi adın belirtilmesi hakkının ihlal edilmediği sonucuna varılmış ve buna ilişkin, kısa kararda maddi tazminat olarak sehven yazılmış ise de açıkça anlaşılacağı üzere manevi tazminat talebinin reddedilmesine \" karar verilmiştir. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle;  -Dava dilekçesinde, FSEK 68. maddeye göre 3 kat tazminat talep edilmediğini,-Mahkemenin faiz konusunda, \"...bu tazminatın tespit edilen izinsiz kullanım tarihlerinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline,\" şeklinde karar verdiğini, tarihin tam olarak yazılmamasının belirsizliğe yol açtığını, nitekim alacaklı vekilinin ilk ihlal tarihi olan 24.11.2014'den itibaren faiz talep ettiğini (İst.3.İcra ...),  bilirkişi raporuna göre yayınların  24.11.2014, 28.11.2015, 7.9.2016, 25.12.2016 olduğunu, talebin \"telif tazminatı\" olduğu dikkate alınarak,  dava tarihi ve daha sonra artırılan kısım için ıslah tarihinden itibaren yasal faize hükmedilmesi gerektiğini, -Bilirkişilerin 5 yıl sonraki, 2019 yılındaki değerler üzerinden tespit yaptıklarını,  raporda söz 750 TL, müzik 750 TL olmak üzere toplam bedelin 1.500 TL olduğu yazıldığını, ancak  daha önce sundukları tarife, ilam ve raporlarda, 2016 yılı için en fazla bedeli içerse dahi, söz+beste bedeli olarak 600 TL belirlendiğini, rayicin 2 katından fazla bedel belirlenmiş olup,  mahkeme kararları ile 2016 yılına ilişkin tarifelerin dikkate alınmadığını,  dava konusu yayınların 2014-2015 ve 2016 yıllarını kapsayacak şekilde, 3 yıl olduğunu, ülkemizde yaşanan  enflasyon dikkate alındığında, 5 yıl boyunca aynı rayicin olamayacağını,  her yıl için ayrı rayiç belirlenmesi gerektiğini, -Bilirkişilerin, eserlerin rayiç değerinin hangi kıstaslara göre belirlendiği yazılmadığını,  Hukuk Genel Kurulu'nun 2002/11-176 sayılı içtihadı uyarınca emsal bedellerin tayininde; \"eser sahibinin bilimsel / sanatsal yeteneği, üretim kapasitesi gibi sübjektif nitelikleri, eserin beğeni ölçüsü\", gibi pek çok kriter mevcut olduğunu, Bilirkişilerin, dosyadaki mevcut delilleri ve diğer emsalleri dikkate almadığını, istinaf yoluna başvurularının kabulüne karar verilmesini ve kararın kaldırılmasını talep etmişlerdir.İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dava FSEK kapsamında açılmış, davacı eserlerinin izinsiz kullanımı, mali ve manevi hak ihlalinin tespiti, maddi-manevi tazminat talepli davadır. Dosyaya sunulan 26.02.2019  tarihli bilirkişi raporunda özetle;” ... ve ... isimli bestenin FSEK 3 anlamında müzik eseri oldukları, davacının davaya konu ... ve ... isimli bestenin FSEK 11’deki karine çerçevesinde eser sahibi olduğu, davacının sunduğu ekran görüntülerine göre davaya konu ... isimli bestenin 5 defa, ... isimli bestenin 3 defa kullanıldığının görüldüğü ancak Dosyada yayın CD’leri bulunmadığı, buna mukabil davalıya bu kayıtların sunulması için süre verilmesine rağmen yayın kayıtları sunulmadığından FSEK 76/2 hükmü çerçevesinde kullanımın gerçekleştiği kanaatine varılması halinde vaki kullanımın FSEK m.24'te eser sahibinin mali haklan arasında düzenlenen temsil hakkının ihlali sayılacağı, her bir beste için 1 kullanım karşılığı 750 TL’nin dikkate alınmasının uygun olabileceği kanaatine varılmıştır. Bu çerçevede 750 TL’den ... isimli beste için 750 TL x 5 kullanım - 3.750 TL, ... isimli beste için 750 TL x 3 kullanım- 2.250 TL olmak üzere toplam 6.000 TL telif bedelinin hesaplandığı ve FSEK 68 çerçevesinde bu bedelin 3 katının talep edilebileceği, her ne kadar davacı FSEK 15’te yer alan “eser sahibi olarak belirtilme\" hakkının ihlal edilmesi nedeniyle manevi tazminat talebinde bulunmuş ise de davacı tarafından dosyaya ibraz edilen kullanıma ilişkin ekran görüntülerinde davacının ismine besteci olarak yer verilmesi nedeniyle ihlal edilen manevi bir hakkının söz konusu olmadığı...” sonuç ve kanaatinin bildirildiği anlaşılmıştır. 02.09.2019 tarihli ek bilirkişi raporunda özetle;”... ve ... isimli bestenin FSEK 3 anlamında müzik eseri oldukları, davacının davaya konu ... ve ... isimli bestenin FSEK 11 deki karine çerçevesinde eser sahibi olduğu, davacının sunduğu ekran görüntülerine göre davaya konu ... isimli bestenin 5 defa, ... isimli bestenin 3 defa kullanıldığının görüldüğü ancak dosyada yayın CD'lerı bulunmadığı, buna mukabil davalıya bu kayıtların sunulması için süre verilmesine rağmen yayın kayıtları sunulmadığından FSEK 76/2 hükmü çerçevesinde kullanımın gerçekleştiği kanaatine varılması halinde vaki kullanımın FSEK m.24’te eser sahibinin mali hakları arasında düzenlenen temsil hakkının ihlali sayılacağı, her bir beste için 1 kullanım karşılığı 750 TL'nin dikkate alınmasının uygun olabileceği kanaatine varılmıştır. Bu çerçevede 750 TL'den ... isimli beste için 750 TL x 5 kullanım = 3.750 TL, ... isimli beste için 750 TL x 3 kullanım3 2.250 TL olmak üzere toplam 6,000 TL telif bedelinin hesaplandığı ve FSEK 68 çerçevesinde bu bedelin 3 katının talep edilebileceği, kök raporda her ne kadar ... ekran görüntüsüne göre ... isminin yer aldığı yayına ilişkin görüntüde 24.11.2014 tarihinde ... isimli bestenin ismine yer aldığı ve besteci olarak davacının ismine yer verildiği belirtilmiş ise de davacı tarafın sunduğu bu yayına ilişkin ekran görüntüsünde davacının besteci olarak belirtilmediği bunun yene besteci olarak ... ismine yer verildiği görülmekle vaki durumun Takdiri Sayın Mahkemeye ait olmak kaydıyla FSEK 15'te eser sahibin manevi haklarından olan eser sahibi olarak tanıtılma hakkının ihlali sayılabileceği ve davacının bu halde FSEK 70 – hükmü gereğince manevi tazminat talebinde bulunabileceği, FSEK 14 de düzenlenen umuma arz hakkının bir defada gerçekleşen bir defalık bir hukuki fiil olduğundan, kural olarak bir eser umuma arz edildikten sonra, o esere vaki her tecavüz halinde umuma arz salahiyetinin ihlali söz konusu olmayacağı, Yargıtay'ın ise umuma arz fiilinin bir defada gerçekleşen hukuki fiil değil de her kullanımda yeniden İhlal edilebileceği yönünde uygulamasının söz konusu olduğu, Mahkemece bu yönde kanaate varılması halinde somut olayda her bir kullanım nedeniyle ayrı ayrı FSEK 14 çerçevesinde manevi hak ihlalinin gerçekleşebileceği ve bu çerçevede FSEK 70 çerçevesinde manevi tazminata hükmedilebileceği  aksi halde hükmedilemeyeceği...” sonuç ve kanaatinin bildirildiği anlaşılmıştır. Dava dilekçesinde, sonradan  arttırılmak  üzere  her bir kullanım için  şimdilik 200 TL 'den  sekiz kullanım bedeli  olarak  1.600 TL  maddi tazminatın  bilirkişiler  tarafından hesaplanacak rayicin  FSEK 68  kapsamında 3 katının talep edildiği ve  kullanım tarihlerinden itibaren  yasal faizi ile, izinsiz kullanım  ve bazı eserlerde  müvekkilin eser sahibi  sıfatı ile  isminin  yazılmaması ile manevi haklarının zarar görmesi sebebi ile izinsiz kullanılan eser başı  2.500 TL'den  sekiz kullanım için  20.000 TL  manevi tazminatın  izinsiz kullanım tarihlerinden itibaren  yasal faizi ile, davalıdan tahsiline şeklinde  talep edildiği anlaşılmakla, davalının FSEK 68 kapsamında talep bulunmadığı yönündeki istinaf isteminin yerinde olmadığı anlaşılmıştır. Davalının rayiç bedel itirazına yönelik olarak, bilirkişilerin raporlarında net bir rayiç bedele dayanmadıkları, davacı taraf düzeyinde tanınan, şöhreti olan, starlara eser vermiş, hit şarkılar yazmış besteci-söz yazarlarının böyle bir TV programında yayınlanan müzik eserlerinin her bir kullanımı için dosyada yer alan 24.09.2018 tarihli All ... Müzik Şirketinin her bir kullanım başına 600 TL olabileceği şeklindeki emsal bedel yazısı sektör bilirkişisinin değerlendirmesi bulunduğu, söz konusu firma ... (Müzik Editörleri Derneği) üyesi olduğundan ve ... üyesi editörler izinli olarak hareket eden firmalara yönelik uygun fiyatlı bir tarife oluşturmalarının söz konusu olabilmesi dikkate alındığında bu tarz izinsiz bir kullanımda ücretlendirmenin 600 TL değil söz-beste için toplam 1.500 -1.800 TL arası bir fiyatlandırma doğrultusunda olması gerektiğinden hareketle her bir beste için 1 kullanım karşılığı söz-beste 1.500 TL'nin dikkate alınmasının uygun olabileceği kanaatine varıldığının beyan edildiği, median edisyon şirketinden 2015 yılı bedellerine ilişkin araştırma yapıldığı, tüm bu bilgiler esas alınark bu çerçevede 750 TL'den ... isimli beste için 750 TL x 5 kullanım= 3.750 TL, ... isimli beste için 750 TL x 3 kullanım= 2.250 TL olmak üzere toplam 6.000 TL telif bedelinin hesaplandığı, rayiç bedel hesaplamasının kriterlerin denetlenebilir olması nedeniyle yerinde olduğu anlaşılmıştır.FSEK 68.madde çerçevesinde 3 katını tazminat olarak talep hakkının bulunduğunun tespit edildiği, dava dilekçesinde bu yönde talebinin de bulunduğu, mahkemece belirlenen rayiç değerin, müzik eserlerinin kullanımı konusunda taraflar arasında sözleşme yapılacak olsaydı somut olaydaki kullanım karşılığı olabilecek bedel gözününe alınarak ve hakkaniyete uygun olarak yapıldığı, ancak Mahkeme kararında faizlerin kullanma tarihleri diyerek hükümde açıklık bırakıldığı, hükmün anlaşılır ve açık olması gerektiği, farklı tarihlerde farklı eserlerin kullanılması nedeniyle her bir eser kullanım tarihinin belirlemesi yapılamadığından, son ihlal ve kullanma tarihi olan 07.09.2016 tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerekirken, infazda tereddüt oluşturacak şekilde karar verilmesi yerinde görülmemiş olup, davalı   vekilinin İstinaf başvurusunun kısmen  kabulü ile HMK 353/1-b- 2 maddesi gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve yeniden hüküm kurulmasına karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davalı vekilinin istinaf isteminin KISMEN KABULÜ ile,2-İstanbul 2. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesinin 05/02/2020 tarih, 2017/95 E., 2020/71 K. Sayılı kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, ancak belirtilen hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına,3-Davanın KISMEN KABULÜNE,  Davacının FSEK kapsamında izin alınmaksızın \"...\" ve \"...\" isimli eserlerin temsil edilmek suretiyle mali haklarının ihlal edildiği anlaşıldığından rayiç bedel olarak belirlenen toplam kullanım miktarı göz önüne alınarak hesaplanan 6.000,00 TL'nin takdiren üç katı tutarında 18.000,00 TL maddi tazminatın 07/09/2016 tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine,4-Davacının eser sahibi olarak isminin belirtilmesi hakkının ihlal edilmediği anlaşıldığından manevi tazminat talebinin reddine,  Fazlaya ilişkin taleplerin reddine, 5-İlk derece mahkemesinde yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin;5/a-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 1.229,58-TL karar harcından, peşin yatırılan 355,22-TL'nin mahsubu ile bakiye kalan 874,36-TL karar harcının davalıdan tahsili ile tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 5/b-Davacı tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan: 31,40-TL başvurma harcı, 355,22 TL peşin harç, 4,60 TL vekalet harcı, 1.300,00 TL bilirkişi ücreti, 141,25 TL posta gideri olmak üzere toplam 1.837,47 TL'nin, davanın kısmen kabul edilmiş olması sebebiyle, 1.589,96-TL'nin davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine, bakiye giderin davacı üzerinde bırakılmasına, 5/c-Davalı tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan, yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,5/ç-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre kabul edilen maddi tazminat talebi yönüden 18.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine, 5/d-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine 10 /1-2 maddesine göre red edilen manevi tazminat talebi yönünden  20.000,00-TL vekalet ücretinin  davacıdan tahsiliyle davalıya verilmesine, 6-İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin;6/a-İstinaf talebi kabul edildiğinden davalı tarafça yatırılan istinaf harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine,6/b-İstinaf yargılaması için davalı tarafından yapılan 148,60-TL istinaf yoluna başvurma harcı, 31,50-TL tebligat, müzekkere ve posta gideri olmak üzere toplam 180,10 TL'nin davacıdan tahsiliyle davalıya/davacıya verilmesine,6/c-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,6-6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince var ise bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a. maddesi gereğince, miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 15/02/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"b8c8870b901ca243","SID":"fe76e9dfaf9467a5"}}