{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>44. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ  K A R A R I<br>DOSYA NO: 2020/2532 Esas<br>KARAR NO: 2024/283<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: Bakırköy 1. Fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi<br>TARİHİ: 25/09/2020<br>NUMARASI: 2019/101 E. - 2020/220 K.<br>DAVANIN KONUSU: Endüstriyel Tasarım (Tasarımın İtibarının Kaybı Nedeniyle    Tazminat İstemli)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 15/02/2024<br>Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;<br>G E R E Ğ İ  D Ü Ş Ü N Ü L D Ü: Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketinin 1970 yılından bu yana büro ve ofis mobilyaları sektöründe faaliyet gösterdiğini, tüm tasarımları gibi \"...\" isimli ahşap masa ve dolap tasarımı müvekkili tarafından ... tescil numarası ile tescil edildiğini, davalı şirket tarafından ilgili sayfa nüshasını sunduğu katalogların 161. Sayfasında ve 31. Sayfasında endüstriyel tasarımı müvekkili şirket adına tescillenmiş tasarılar ile birebir aynı nitelikte \"...\" ismiyle tasarımların tanıtıldığının görüldüğünü, müvekkili tescilli ürünüyle birebir aynı olduğu ve birim fiyatının 6.700 TL ye satıldığını, müvekkilinin tasarımına tecavüz mahiyetindeki davranışlara üretiminin, satışının, tanıtımının ve her türlü kullanımının derhal sonlandırılmasını, Beyoğlu .... Noterliği ... yevmiye ve 06 Mart 2018 tarihli ihtarnamesiyle talep edilmişse de bugüne dek haksız eylemlerine son vermediğini belirtmiş ve davalının müvekkilinin tasarım hakkına tecavüzünün ve haksız rekabetinin tespitine, tecavüz ve haksız rekabetin durdurulmasına, tecavüz ve haksız rekabetin önlenmesine, 6769 sayılı sınai mülkiyet kanunu 151. Maddesine göre hesaplama yapılmak suretiyle çıkacak bedelden şimdilik 1.000 TL maddi tazminatın haksız fiilin tespit edildiği (delil tespitin yapıldığı) 15.01.2019 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 20.000 TL manevi tazminatın haksız fiilin tespit edildiği 15.01.2019 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, delil tespiti masrafı olarak 1.050 TL 'nin 15.01.2019 dan itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalılardan alınarak davacıya verilmesine, tecavüz ve haksız rekabet fiiline neden olan ürünlere el koyulmasına depolama-sundurma ücretinin davalıya yüklenmesine, davalı aleyhine verilecek mahkeme kararının masrafı davalılara ait olmak üzere kamuya duyurulması için ülke çapındaki televizyon kanallarından ve gazetelerden birer tanesinde yayınlanmasına, yargılama giderleri ve her bir talepleri için ayrı ayrı olmak üzere vekalet ücretlerinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket merkezi ve fabrikası Ankara'da bulunan iki kuşak geriye giden geçmişi ile mobilya sektöründe uzun yıllardır faaliyet gösteren bir şirket olduğunu, davacı tarafın davaya konu tasarımlarının tasarım tarihi itibariyle tescile şayan tasarımlar olmayıp; davacı tarafından yapılan başvurulardan önce başkaları tarafından kamuya sunulmuş, üretilmiş, mobilya-ofis firmaları internet sitelerinden yayınlanmış herkesçe bilinen ve üretilen \"harcı alem\" tasarımlar olduğunu, davacının iyi niyet içinde \"yenilik\" ve \"ayırt edicilik\" vasıflarını haiz olarak tasarlamış olduğu tasarımlar olmadığı, söz konusu tasarımların özellikle yurt dışı firmaları tarafından daha önceden üretilip, fuarlarda sergilenmiş, internet sayfalarında görselleri yayınlanmış tasarımlar olduğunu, davacının tescil edilmemesi gereken bir tasarımı kötü niyetle ülkemizde tasarım tescilinin incelemesiz yapılması durumundan yararlanarak sektördeki rakiplerine karşı haksız rekabet ve koruma elde etmeye çalıştığını, bu durumun ise kötü niyet ve açıkça kanuna aykırı olduğundan hukuken korunmayacağını, öte yandan müvekkili şirket nezdinde tespit edilen ürün ile tescilli tasarım olduğu iddia olunan ürünler arasında tam bir benzerlik söz konusu olmadığını, bir karışma ve karıştırılma ihtimali de mevcut olmadığını belirtmiş ve tüm dava ve talepleri saklı tutarak davacının haksız ve kötü niyetli taleplerinin tamamının ayrı ayrı reddine, tüm talepler açısından yargılama giderleri ve ücreti vekaletin davacı yana tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda;  \"...Tüm dosya kapsamı, mevcut delil durumu, alınan bilirkişi raporu ve yukarıda değinilen yasal düzenlemeler topluca değerlendirildiğinde; davacıya ait ... numaralı tasarım ile davalı ürünleri arasında bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izleminde belirgin farklılıklar bulunmadığı ve bu sebeple benzer olarak algılandıkları, böylelikle davalı eylemlerinin davacının tasarımdan doğan haklarına tecavüzde bulunduğu gibi, aynı zamanda TTK'nın 54 ve devamı maddeleri uyarınca haksız rekabet de teşkil ettiği anlaşılmakla, davalının davacı adına ... sayı ile tescilli tasarımdan doğan haklarına tecavüzün ve haksız rekabetinin tespitine, durdurulmasına ve önlenmesine, bilirkişi raporuna göre istenebilecek maddi tazminat tutarının 10.867,46 TL olduğu, davalının bu eyleminin aynı zamanda davacının tasarımdan kaynaklanan manevi haklarını da ihal ettiği anlaşılmakla, ihlalin niteliği, tarafların ekonomik durumu ve manevi tazminatın amacına göre 10.000,00 TL manevi tazminat uygun olduğundan davanın kısmen kabulüne karar vermek gerekmiştir. Alınan bilirkişi raporu ile davacı tarafa ait ... numaralı tasarım tescili ile davalı tarafa ait ürün arasında bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimde farklılıklar bulunduğu, bu sebep ile farklı olarak algılandıkları görüşlerine mahkememizce de iştirak edilmiş, böylelikle tecavüz ve haksız rekabet olgusunun oluşmadığı anlaşılmakla ... tescil numaralı tasarım yönünden davanın reddine \" karar verilmiştir. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; -müvekkilinin ... Tic. Ltd.Şti. sahibi olduğunu, mobilya sektöründe uzun yıllardır faaliyet gösteren bir şirket olduğunu, davacının dürüstlük ilkesine uygun davranmadığını, davacı tarafın davaya konu ettiği ... ve ... nolu tasarımların tasarım tarihi itibariyle tescile şayan tasarımlar olmayıp; davacı tarafından yapılan başvurulardan önce  başkaları tarafından kamuya sunulmuş, üretilmiş, mobilya-ofis firmaları İnternet sitelerinden yayınlanmış herkesçe bilinen ve üretilen  \"harcı alem\"  tasarımlar olduğunu,  Davacının iyi niyet içinde  \"yenilik \" ve \" ayırtedicilik \"  vasıflarını haiz olarak tasarlamış  olduğu tasarımlar  olmadığını, söz konusu tasarımların özellikle yurt dışı firmaları tarafından daha önceden üretilip, fuarlarda sergilenmiş, internet sayfalarında görselleri yayınlanmış tasarımlar olduğunu, bu tasarımların daha önce yani davacının başvurusundan önce kamuya sunulduğu www...it isimli yabancı mobilya firmasına ait internet sitesinden görsellerin davacının davaya konu tasarımlarıyla ayniyet derecesinde benzer ve davacı başvurusundan önce kamuya sunulduğunu,  taleplerine rağmen bu yönde bu internet sitesi www...it sitesinde gerekli yazışma ve inceleme yapılmadığını, davacı başvurusundan önce kamuya sunulduğu, herkesçe bilindiği sabit olan söz konusu tasarımların yenilik ve ayırt edicilik vasıflarını taşımadığını, -Kötü niyetli kişilerin haksız olarak  ve gerçekten  kendilerine  ait olmayan tasarımları incelemesiz sistemden bil istifade tescil etmelerinin bu yolla rakiplerine karşı haksız rekabet etmelerinin  hukuken korunmayacağını, bu hususlar çerçevesinde davalının haksızca tescil ettiği davaya konu tasarımların tescile şayan olmayan harcı alem tasarımlar olması nedeniyle iptal edilmesi gerektiğini, kötü niyetli tescil edilen tasarımların  iptali  için 6769  Sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu 78. Madde  kapsamında açılacak olan hükümsüzlük/iptal davasının ve tazminat davasının  mahkeme ve dosya numarası mahkemenize bildirileceğini, -müvekkili şirket nezdinde tespit edilen ürün ile tescilli tasarım olduğu iddia olunan ürünler arasında tam bir benzerlik söz konusu olmadığını, karıştırılma ihtimalinin de mevcut  olmadığını, ... tasarım yönünden bilirkişinin farklılığı tespit ettiğini ve bu tasarım yönünden davanın reddedildiğini, ... tasarımlı ürünün de  müvekkili nezdindeki üründen farklı olduğunu, Davacı şirketin müşteri çevresi ve coğrafi alanları; satış mecraları, fiyat aralıklarının  farklı olduğunu, söz konusu tasarımın benzerliğinin ürün fiyatına etkisinin %1 bile olmadığını, söz konusu ürünlerin hızlı tüketim malları olmadığını, zarar koşulu oluşmadığını,-Bilirkişi heyeti raporunda yıllık lisans bedeli belirlerken davaya konu olan tasarımın cirosunun  %15 gibi çok fahiş bir bedel belirlediğini, piyasada Yargıtay kararları ve bilirkişi raporlarında bu tarz tasarımların ürünün tercih edilmesine ve fiyata etkisinin %1 ila %3 arasında değiştiğini, mahkeme kararının kaldırılarak davacının haksız davasının külliyen reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; -müvekkili şirketin satışa sunduğu tüm ürünlerinin TPMK (eski adıyla TPE) nezdinde tescilli özgün tasarımlar olduğunu, Müvekkilinin bugüne kadar hiçbir tasarım tescilinin hükümsüzlük müeyyidesiyle karşı karşıya kalmadığını, \"...\" isimli tasarımının davalı ayniyet içerisinde bir tasarımla taklit edene kadar hiçbir şekilde taklit edilmediğini ve aynı zamanda harc-ı alem, kamuya mal olmuş bir tasarım olduğu konusunda hiçbir davanın konusu olmadığını, davalı tarafından istinaf dilekçesine ek olarak ekran görüntüsü sunulan ürünlerin tescilli ürünler olup olmadığı, tescil tarihlerinin ne olduğunun dahi bilinmemekte olan rastgele ekran görüntüsü alınmış ürünler olduğunu,  dava ikame edilmeden önce T.C. Bakırköy 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nde tecavüzün önlenmesi amacıyla tespit talebinde bulunulduğunu,  raporun ayniyet derecesinde benzer olduğu hususlarını içerdiğini, Müvekkilin tasarımının ayniyet derecesinde benzer olarak davalı tarafından kullanılmış olması nedeniyle müvekkilinin maddi zarara uğramanın yanında, aynı ürünün farklı fiyatlarda satılıyor olması nedeniyle ticari itibar kaybına da uğradığını, Davalı tarafın lisans bedeli belirlenerek tazminat miktarının hesaplanmasında yerleşik Yargıtay içtihatlarını değil, şahsi iktisadi ve ticari düşüncelerini dayanak göstermiş olduğunu,  ilk derece mahkemesi ve bilirkişi heyeti tarafından yapılmış olan hesaplamanın davacı ve davalının yıllık ciroları, ticaret hacimleri ve piyasadaki yerleri esas alınarak ve ticaret odasının da görüşü alınarak hazırlanmış olan bir rapor doğrultusunda yapılmış olan bir hesaplama ve verilmiş olan karar olduğunu, davalı tarafın istinaf talebinin reddine karar verilmesini talep etmiştir. İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.Davanın, davacı şirketin tescilli tasarım ürünlerinin, davalı firmaca taklit edilmek suretiyle üretim, dağıtım, tanıtım ve satışının yapılıyor olması nedeniyle işbu fikir ve sanat eseri sahipliğinden kaynaklanan haklara tecavüzün sona erdirilmesi ve tazmini talepli dava olduğu anlaşılmıştır.Davacı şirketin 01.09.2015 tarihli bülten ile 07.07.2014 tarihinden itibaren ... tescil numarası ile ve 01.03.2015 tarihli bülten ile 07.07.2014 tarihinden itibaren 2014/08957 tescil numarası ile korumaya hak kazandığı \"...\" isimli ahşap masa ve dolap tasarımı olduğu anlaşılmıştır. 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu (SMK) madd 55/1'e göre tasarım; ürününün tümü veya bir parçasının ya da üzerindeki süslemenin çizgi, şekil, renk malzeme veya yüzey dokusu gibi özelliklerinden kaynaklanan görünümüdür. SMK md. 55/4'e göre ise tasarım; SMK hükümleri uyarınca tescil edilmiş olması hâlinde \"tescilli tasarım\", ilk kez Türkiye'de kamuya sunulmuş olması hâlinde ise \"tescilsiz tasarım\" olarak koruma altındadır.Tasarım hakkının korumasının kapsamı hakkında: SMK md. 59/l'e göre tescilli tasarım sahibinin iznini almaksızın üçüncü kişiler, tasarım veya tasarımın uygulandığı ürünü üretemez, piyasaya sunamaz, satamaz, ithal edemez, ticari amaçlı kullanamaz veya bu amaçlarla elde bulunduramaz ya da bu tasarım veya tasarımın uygulandığı ürünle ilgili sözleşme yapmak için öneride bulunamaz. Bilirkişiler hazırladıkları raporda, .... Ltd. Şti.'nin ... sahip numarası ve 01.09.2015 tarihli bülten ile 07.07.2014 tarihinden itibaren ... numaralı tescil belgesi ile tescillenmiş olan masanın, ... tarafından üretilen masa ile bilgilenmiş kullanıcı gözü ile ürünleri mukayese edecek olursak, bu iki ürünün benzerliğinden söz edilebilir, küçük ayrıntılarda farklılıklar göstermekte olup, ayniyet derecesinde benzer olduğu, takım olarak satıldığı dikkate alındığında dolabın ayniyet derecesinde benzer olmamasına rağmen takım içerisindeki varlığı düşünülürse, .... A.Ş. Tarafından satışa sunulan ... ahşap ofis takımı ile  ... tarafından satışa sunulan ... birbirine benzer olduğu tespit olunmuştur.Sonuç olarak davalı tarafından piyasaya sunulan ürünlerin davacının tasarımını birebir taklit ettiği ve iltibasa neden olduğu anlaşılmış olup, davacının maddi tazminatın SMK’nun 151/2-c maddesi uyarınca lisans bedeline göre hesaplanmasını talep ettiği, davacının ticari kayıtları incelenerek sonuca ulaşılmış ise de, 151/3  maddesine göre yoksun kalınan kazancın hesaplanmasında Sınai Mülkiyet hakkının ekonomik önemi, lisansların sayısı, süresi, çeşidi,  ihlalin nitelik ve boyutu gibi etkenlerin gözönünde tutulacağı düzenlenmekle sadece davacının cirosu, elde ettiği kazancın değil, davalının cirosu, üretim ve satış kapasitesi, ticari iş ve işlem hacmine uygun bir bedelin belirlenmesi gerektiği, bu hususun tespiti için davalının ticari kayıtlarının da  incelenerek, mahkemece tasarım tescil belgesi eklenerek İTO'dan ihlal tarihi de belirtilerek lisans bedeli konusunda görüş sorularak ek rapor alınarak karar verilmesi gerekmekte olup, eksik inceleme neticesinde hüküm kurulduğu,  eksik araştırma ve incelemeyle hüküm kurulması usûl ve yasaya aykırı bulunmuş olup, bu nedenlerle Davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK 353/1-a/6 maddesi gereğince kabulüne, mahkeme kararının kaldırılmasına,  dosyanın ait olduğu mahkemeye iadesine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davalı vekilinin istinaf isteminin KABULÜ ile;2-Bakırköy 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 25/09/2020 tarih, 2019/101 E. 2020/220 K. Sayılı Kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince KALDIRILMASINA,3-Dosyanın, yukarıda gösterilen biçimde inceleme ve değerlendirme yapılmak üzere mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 4-İstinaf yasa yoluna başvuran davalı tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar ve ilam harcının talebi halinde kendisine iadesine,5-Dosya üzerinde inceleme yapılması sebebiyle vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,6-İstinaf yasa yoluna başvuran tarafından istinaf aşamasında yapılan giderlerin ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararda dikkate alınmasına,6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. ve 362/1-g. maddeleri gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve KESİN olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 15/02/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"601239f64727c74e","SID":"0a6c8a2996faa2fc"}}