{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ <br>26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2021/1033 - 2024/122<br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>26. HUKUK DAİRESİ<br><br>ESAS NO\t: 2021/1033 <br>KARAR NO\t: 2024/122<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R <br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 22/02/2021<br>NUMARASI\t\t: 2018/552 Esas 2021/178 Karar<br><br>DAVACILAR\t: <br>VEKİLİ\t: <br>DAVALILAR\t:<br>DAVANIN KONUSU\t: Trafik Kazası Nedeniyle Maddi ve Manevi Tazminat<br>KARAR TARİHİ\t: 01/02/2024<br>GEREKÇELİ KARAR <br>YAZILMA TARİHİ\t: 29/02/2024<br><br> \tİlk Derece Mahkemesince verilen karara karşı davacılar vekili ile davalı ... vekili ve davalı ... İnş.Taah.Tic.AŞ vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;<br>\tTARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI<br>\tDavacılar vekili, 03.07.2017 tarihinde davalı ... İnşaat AŞ’nin işleteni, davalı ...’in idaresinde olup davalı sigorta şirketine zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı olan ... plakalı araç ile davacıların desteği ...’ın idaresinde bulunan motosikletin çarpışması sonucunda meydana gelen trafik kazasında ...’ın vefat ettiğini, kaza tespit tutanağında her ne kadar müteveffanın şerit ihlali yaptığı belirtilmiş ise de görüntü kaydı, tanıklar ve dosya kapsamındaki veriler esas alınarak düzenlenen Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi raporunda kaza tespit tutanağının oluşa uygun tutulmadığını, davalı ...’in asli kusurlu olduğunun belirtildiğini, müteveffanın ölümü nedeniyle annesi, babası ve kardeşleri olan davacıların manevi zarara uğradıklarını, müteveffanın yoğun bakımda kaldığı süre boyunca hastaneden ayrılmadıklarını, müteveffanın anne ve babası için 6100 sayılı HMK’nın 107. maddesi uyarınca maddi tazminat talebinde bulunduklarını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla davacı ... için 500,00 TL, davacı ... için 500,00 TL olmak üzere toplam 1.000,00 TL maddi tazminatın işleten ve sürücü yönünden olay tarihinden, sigorta şirketi yönünden limit aşılmamak kaydıyla temerrüt tarihinden itibaren işletilecek faizin müteselsil sorumluluk gereği tüm davalılardan tahsili ile davacılara ödenmesine, davacı ... için 40,000,00 TL, davacı ... için 40.000,00 TL, müteveffanın ablası davacı ... için 15.000,00 TL, diğer kardeşleri... yönünden her biri için 10.000,00 TL olmak üzere toplam 195.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işletilecek faizi ile birlikte müteselsil sorumluluk gereği davalılar ... İnşaat AŞ ve davalı ...’den alınarak davacılara ödenmesine karar verilmesini istemiş, 26.07.2019 tarihli dilekçe ile davacılar ... yönünden maddi tazminat talebinden feragat ettiklerini bildirmiş, yargılama aşamasında davacı ...'ın vefat etmesi nedeniyle davaya mirasçıları tarafından devam edilmiştir.  <br>\tDavalı sigorta şirketi, davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun poliçe limiti ile sınırlı olup araç sürücüsünün kusuru oranında ve gerçek zararın tazmini ile sınırlı olduğunu, kazanın meydana gelmesinde kusur oranlarının tespiti gerektiğini, müteveffanın sürücü belgesiz motosiklet kullandığını ve müterafik kusuru bulunduğunu, müterafik kusur indirimi yapılmasını talep ettiklerini, destekten yoksun kalma tazminatının yeni Genel Şartlar uyarınca hesaplanması gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuş, 29.07.2019 tarihli dilekçesinde, maddi tazminat talepleri ve fer’ilerinin sigorta şirketi tarafından karşılandığını, ibraname uyarınca davacıların feragat ettiğini ve karşılıklı olarak vekalet ücreti ve yargılama gideri talep etmediklerini bildirmiştir.<br>\tDavalı ... vekili, maddi ve manevi tazminat istemli davanın yetkili mahkemede açılmadığını, davalının yerleşim yerinin Reyhanlı olup yetkili mahkemenin Reyhanlı Mahkemeleri olduğunu, yetkisizlik kararı verilmesini talep ettiklerini, dava dosyasında yer alan aleyhe kusur raporlarını kabul etmediklerini, Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinin 09.02.2018 tarihli raporunun oluşa, kaza tespit tutanağını, tanık beyanlarına, usul ve hakkaniyete aykırı olduğunu, davalının tüm dikkat ve özen kurallarını yerine getirdiğini, müteveffanın sürücü belgesiz ve tescilsiz motosiklet ile trafiğe çıktığını, ceza dosyasının derdest durumda olduğunu ve sonucunun beklenmesini talep ettiklerini, somut olayda davalıya izafe edilebilecek kusur bulunmadığını, müteveffanın sürücü belgesiz trafiğe çıkarak ağır kusuruyla somut olayın oluşumuna sebebiyet verdiğini, manevi tazminat koşulları bulunmadığını ve talep edilen manevi tazminatın fahiş olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur. <br>\tDavalı ... İnşaat Tic. AŞ vekili,  müteveffanın olayda tam kusurlu olduğunu, müteveffanın 13 yaşında ehliyetsiz olduğunu, kaza esnasında kask takmadığını, kaza tespit tutanağında sürücünün şerit ihlali yaptığının tespit edildiğini, motorsiklet sürücüsünün hız sınırının çok üstünde hız yaptığını, müteveffanın kask takması halinde ölüm neticesinin gerçekleşmeyeceğini, kasksız ve ehliyetsiz motorsiklet kullanımı nedeniyle müterafik kusur sebeplerinin değerlendirilmesini, plakası olmayan motosikletin tescili olmadığını, trafiğe çıkma ve kullanılma yeterliliği bulunmadığını, destekten yoksun kalma tazminatı talebi koşulları bulunmadığını, tazminatın zenginleşme aracı olmadığını, neticenin zincirleme halde bir çok farklı sebebin birleşmesi ile oluştuğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.<br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>\tMahkemece, davanın trafik kazasında desteğin ölümü nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkin olduğu, davacı vekilinin 26.07.2019 tarihli dilekçesi ile maddi tazminat talebi yönünden davadan feragat edildiğini bildirildiği, manevi tazminat talebi yönünden kaza tespit tutanağında müteveffa ...'ın kusurlu olduğunun belirlendiği, kusura ilişkin İstanbul Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinden alınan 08.01.2021 tarihli bilirkişi raporunda, davalı sürücünün %75 oranında, müteveffanın ise % 25 oranında kusurlu olduğu tespit edildiği, davalı sürücünün meskun mahalde gece vakti seyri sırasında yola gerekli dikkat ve özeni vermemesi kavşak noktasına geldiği anda hızını yeterince azaltmaması, geçiş hakkı kurallarına riayet etmemesi, müteveffanın ise hızını azaltmaması, gece vakti seyir halinde gerekli dikkat ve özeni yola vermemesi, etkili fren tedbirine müracaat etmemesi nedeniyle tali kusurlu olduğu değerlendirilmesine ve olay anı kamera görüntüleri de incelenerek oluşturulan ve Ankara Trafik İhtisas Dairesi Başkanlığının raporuyla trafik kaza tespit tutanağını birlikte değerlendiren raporun hükme esas alındığı,  tarafların sosyal ve ekonomik durumları, kusur durumu, ayrıca müteveffanın küçük yaşta ehliyetsiz olarak motosiklet kullanıyor olması, davacı anne-babanın kardeş davacılara göre yaşadıkları manevi acının daha büyük boyutta olacağı, davacılardan ...'ın yargılama sırasında ölmesi nedeniyle takdir edilen manevi tazminatın miras payları oranında mirasçılarına verilmesi gerektiği gerekçeleriyle maddi tazminat istemli davanın feragat nedeniyle reddine, manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile davacı ... için 30.000,00 TL, diğer davacılar ... için ayrı ayrı 7.000,00 TL nin, dava sırasında vefat eden ... tarafından açılan dava yönünden 30.000,00 TL manevi tazminatın miras hisseleri gözetilerek ... için 7.500,00 TL nin diğer davacılar ... için ayrı ayrı 1.875,00 TL'nin, davalılar ... ve ... İnş. Taah. Tic. A.Ş den 03.07.2017 tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlı yasal faizi ile birlikte müteselsilen tahsili ile davacılara verilmesine, fazlaya dair istemin reddine karar verilmiş, hükme karşı davalı ... vekili ve davalı ... İnş,Taah.Tic.AŞ vekili ile davacılar vekili tarafından adli yardım talepli olarak istinaf başvurusunda bulunulmuştur. <br>\tİLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ<br>\tDavacılar vekili Adli Yardım talepli istinaf başvurusunda, kaza ile ilgili olarak Adli Tıp Kurumu tarafından düzenlenen iki raporda davalı sürücünün % 75 oranında kusurlu bulunduğunu, meydana gelen kazada ...’ın vefat ettiğini, davalı sürücünün kontrolsüz kavşakta dönüş yaparken ilk geçiş hakkına riayet etmediğini ve asli kusurlu olduğunu, manevi tazminatın aynı anda hukuka aykırı eylemleri önleyici ve caydırıcı bir işlev de görmesi gerektiğini, müteveffanın kaza tarihinden 09.08.2017 tarihine kadar hastanede yoğun bakımda kaldığını, bu tarihe kadar davacıların hastaneden ayrılmadığını, anne ...’ın çekmiş olduğu acılar nedeniyle vefat ettiğini, davacıların büyük üzüntü yaşadıklarını, talep edilen manevi tazminat tutarlarının makul olduğunu, hüküm altına alınan manevi tazminat tutarlarının yetersiz olduğunu ve manevi tazminat tutarları yönünden hükmün düzeltilerek onanması talebinde bulunduklarını belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur. \t\t<br>\tDavalı ... İnş. Ltd.Şti vekili istinaf başvurusunda, tazminat hesabına esas alınan raporun kaza ile uyumlu olmadığını, müteveffanın kazanın meydana gelmesinde tam kusurlu olduğunu, müteveffanın şerit ihlali yaptığını ve bu hususun kaza tespit tutanağında sabit olduğunu, bu durumun Karayolları Trafik Kanununa göre asli kusur olduğunu, müteveffanın tali kusurlu sayılmasının hukuka ve olayın oluş şekline aykırı olduğunu, müteveffanın kaza esnasında koruyucu kask takmadığını ve özel ekipmanı da giymediğini, bu hususun irdeleme dışı bırakıldığını ve değerlendirilmediğini, müteveffaya atfedilen kusur gerekçelerine göre asli kusurlu olduğunu, kusur konusunda yeniden rapor alınması gerektiğini, kaza tarihinde müteveffanın 13 yaşında olduğunu, hiçbir önlem almadan trafiğe çıkmasına müsaade edilmesinin başlı başına kusur olduğunu, mahkemece bu hususun değerlendirilmesi gerektiğini, davacı anne ve babanın denetim yükümlülüğünü yerine getirmediği için kusurlu olduğunu, kusur oranlarına göre takdir edilen manevi tazminatın fahiş olduğunu belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur. <br>\tDavalı ... vekili istinaf başvurusunda, manevi tazminat talebinin kısmen kabulüne ilişkin kararın hukuka aykırı olduğunu, dosyadaki aleyhe kusur raporlarını kabul etmediklerini, kavşak noktasında bulunan aracın öncelikli geçiş hakkı bulunduğunu, kontrollü geçişi sağlamaması nedeniyle kusur oranının büyük çoğunluğunun motosiklet sürücüsünde olduğunu, müteveffanın sürücü belgesiz ve tescilsiz motosiklet ile trafiğe çıktığını, hızlı olduğu ve hızını azaltmadan kavşağa yaklaştığını, fren tedbiri almadığını, kaza tutanağı ve tanık beyanlarıyla sabit olduğunu, davalının asli kusurlu gösterilmesinin usul ve hakkaniyete aykırı olduğunu, müteveffanın sürücü belgesiz trafiğe çıkarak ağır kusuruyla olayın oluşumuna sebebiyet verdiğini, hükmedilen manevi tazminatın zarar görenin kusuruyla da değerlendirilmesi gerektiğini, hükmedilen manevi tazminatın hakkaniyete aykırı olduğunu, manevi tazminatın belirlenmesine ilişkin ilkelerin nazara alınması gerektiğini belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur. \t<br>\tDELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE\t<br>\t6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak dosya içindeki bilgi ve belgeler, Mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonucunda;<br>\tDava, trafik kazasından kaynaklanan destekten yoksun kalma tazminatı ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir. <br>\tDavacılar vekili, 03.07.2017 tarihinde davalı ... İnşaat AŞ’nin işleteni, davalı ...’in idaresinde olup davalı sigorta şirketine zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı olan ... plakalı araç ile davacıların desteği ...’ın idaresinde bulunan motosikletin çarpışması sonucunda meydana gelen trafik kazasında ...’ın vefat ettiğini belirterek annesi ... ve babası ... için destekten yoksun kalma tazminatı ve manevi tazminat, müteveffanın kardeşleri olan diğer davacılar için manevi tazminat talebinde bulunmuş, mahkemece maddi tazminata ilişkin talebin feragat nedeniyle reddine, manevi tazminat talebinin kısmen kabulüne karar verilmiş, karara karşı davalı ... vekili ve davalı ... İnş.Taah.Tic.AŞ vekili ile davacılar vekili tarafından adli yardım talepli olarak istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>\tHükme karşı istinaf başvurusunda bulunan davacıların adli yardım talebinin, 6100 sayılı HMK'nin 336/3. maddesi uyarınca değerlendirilerek Kanun'un 334 ve devamı maddeleri uyarınca koşulları bulunduğundan kabulüne karar verilerek istinaf incelemesi yapılmıştır. <br>\t6098 TBK'nın 56. maddesinde “Hâkim, bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verir.Ağır bedensel zarar veya ölüm hâlinde, zarar görenin veya ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verilebilir.” hükmüne, aynı Kanun'un 51.maddesinde “Hâkim, tazminatın kapsamını ve ödenme biçimini, durumun gereğini ve özellikle kusurun ağırlığını göz önüne alarak belirler.” hükmüne yer verilmiştir. Buna göre hâkimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22.06.1966 tarihli ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı'nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hâkim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir. Manevi tazminatın miktarı bir taraf için zenginleşme aracı, diğer taraf için de yıkım olmamalıdır. Manevi tazminatın miktarının belirlemesinde her olaya göre değişen özel hal ve şartlar gözetilmelidir. Hâkimin bu takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu, olayın ağırlığı, olay tarihi gibi özellikleri göz önünde tutması ve buna göre manevi tazminat takdir etmesi gerektiği açıkça ortadadır. (HGK 23/06/2004, 13/291-370)<br>\tSomut olay yukarıda açıklanan Kanun hükümleri ve ilkeler doğrultusunda değerlendirildiğinde, 03.07.2017 tarihinde davalı ... İnşaat AŞ'nin işleteni, davalı ...'in idaresinde olup davalı sigorta şirketine zorunlu mali sorumluluk sigortalı ile sigortalı olan kamyonet ile müteveffa ...'ın idaresindeki tescilsiz motosikletin çarpışması sonucunda ...'ın vefat ettiği, kaza tespit tutanağında davalı sürücünün idaresindeki araç ile sola dönmek isterken aracının ön kısımlarına sürücü belgesiz ...'ın idaresindeki motosiklet ile çarpması sonucunda kazanın meydana geldiği ve ...'ın şerit ihlali yaptığı belirtilmiş ise de, olaya ilişkin olarak Ceylanpınar Cumhuriyet Başsavcılığının 2017/1129 sayılı  soruşturma dosyasında Adli Tıp Kurumu Ankara Trafik İhtisas Dairesi Başkanlığınca, kaza tespit tutanağı, tanık beyanları ve olaya ilişkin kamera kaydı da incelenmek suretiyle düzenlenen 09.02.2018 tarihli raporda davalı sürücü ...'in idaresindeki kamyonet ile gece vakti, meskun mahalde seyri sırasında aydınlatmanın olduğu olay mahalli kavşağa geldiğinde, kontrolsüz kavşaklarda dönüş yapan sürücülerin doğru seyreden araçlara ilk geçiş hakkını vermeleri kural gereği iken, bu kurala riayet etmeyip, sol tarafından gelen trafiği etkin biçimde kontrol etmeden, gelen araçların hız ve mesafesini dikkate almadan dikkatsiz şekilde kavşağa girerek sola dönüş yapmak istemesiyle solundan gelen  ilk geçiş hakkını bırakmayıp önünü kapattığı motosiklet ile çarpıştığı  olayda asli kusurlu olduğu, müteveffa sürücünün ise idaresindeki motosiklet ile olay mahalli kavşağa geldiğinde hızını azaltarak uygun hızla yaklaşmadığı, seyrine göre sağdan kavşağa giren kamyoneti görüp korna ile uyarmasına karşın müteyakkız davranmayıp zamanında etkin fren tedbiri almadığı, bu haliyle kendisine ilk geçiş hakkını bırakmayarak sola dönüş yapmak üzere kavşağa giren kamyonet ile çarpıştığı olayda dikkat ve özen yükümlülüklerine aykırı hareketiyle tali kusurlu olduğu belirtildiği, Ceylanpınar Asliye Ceza Mahkemesinin 2018/194 Esas, 2019/417 Karar sayılı kararı ile bu rapor esas alınarak yapılan yargılama sonunda davalı sürücünün cezalandırılmasına karar verildiği ve karara karşı istinaf başvurusunun Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin  2019/3993 Esas, 2020/1326 Karar sayılı kararı ile esastan reddine karar verildiği ve kararın kesinleştiği, yargılama sırasında Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinden alınan 08.01.2021 tarihli raporda davalı sürücünün kaza mahalli kavşak noktasına geldiği anda hızını yeterince azaltmaması, dönüş manevrasına başlamadan önce kaplama içinde seyir halinde olan araçların seyir durumlarını dikkate alıp öncelikli geçiş hakkını düz istikamette seyir halinde olan motosiklete verdikten sonra dönüş manevrasını uygun bir anda kontrollü bir şekilde tamamlaması gerekirken bu hususlara riayet etmemesi nedeniyle % 75 oranında kusurlu olduğu, müteveffa ...'ın ise idaresindeki tescilsiz motosiklet ile meskun mahalde gece vakti seyri sırasında gerekli dikkat ve özeni yola vermemesi, kaza mahalli kavşak noktasına geldiği anda hızını yeterince azaltmaması, sağ tarafında bulunan kavşak kolundan dönüş manevrası ile gelerek kavşak müşterek alanına giren araç nedeniyle zamanında etkili fren tedbiri alması gerekirken almış olduğu tedbirde yetersiz ve geç kalması nedeniyle % 25 oranında kusurlu olduğunun belirtildiği, raporun kazanın meydana geliş şekli, kazaya ilişkin toplanan deliller,  ceza davasında hükme esas alınan kusur raporu ve maddi vakıanın kabul şekline uygun olarak düzenlendiği ve hükme esas alınmasında isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmıştır. <br>\tKazanın meydana geliş şekli, tespit edilen kusur durumu, olayın meydana geliş şeklinin davacılar üzerindeki etkisi, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, kaza tarihindeki (2017) paranın alım gücü ve davacı sayısı (13 davacı) nazara alındığında davacılar ...'ın oğulları, diğer davacıların kardeşi olan 05.01.2004 doğumlu ...'ın vefatı nedeniyle davacılar için belirlenen manevi tazminat tutarlarının uygun takdir edildiği anlaşılmıştır.  Davalı ... vekili ve davalı ... İnş,Taah.Tic. AŞ vekilinin tüm ve davacılar vekilinin bu yöne değinen istinaf gerekçeleri yerinde görülmemiştir. <br>\tNe var ki davacılardan ...'ın yargılama sırasında 04.07.2019 tarihinde öldüğü ve bu davacı için hüküm altına alınan manevi tazminatın mirasçılarına miras payları oranında verilmesine karar verilmiş ise de, ibraz edilen Ceylanpınar Noterliğinin 28.09.2020 tarihli ve 6893 yevmiye numaralı mirasçılık belgesine göre davacı ...'ın mirasçıları arasında yer alıp 1/16 oranında miras payı bulunan ...'ın adına karar başlığında yer verilmemiş olması ve hükümde davacı ...için hükmedilen manevi tazminat yönünden adı geçenin mirasçıları arasında gösterilmemiş olması doğru görülmemiştir. Bu durumda yargılama sırasında vefat eden davacı ... hakkındaki manevi tazminatın ibraz edilen veraset ilamı doğrultusunda tüm mirasçılarına miras payları oranında ödenmesine karar vermek gerekmiştir. <br>\tAçıklanan nedenlerle, davalı ... vekili ve davalı ... İnş. Taah. Tic. AŞ vekilinin istinaf başvurularının Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353/1-b.1. maddesi gereğince esastan reddine, davacı vekilinin istinaf başvurusunun açıklanan nedenle kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının HMK’nın 353/1.b-2 maddesi uyarınca kaldırılması, istinaf konusu yapılmayan hususlar ve kesinleşen yönler korunarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına karar vermek gerekmiştir. <br>\tHÜKÜM : Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;<br>\tI-Davalı ... vekili ve davalı ... İnş. Taah. Tic. AŞ vekilinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>\tII–Davacılar vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ İLE, ilk derece mahkemesi kararının KALDIRILMASINA, davacı vekilinin sair istinaf sebeplerinin  reddine, <br>\tHMK'nın 353/1.b.2 maddesi uyarınca  YENİDEN ESAS HAKKINDA KARAR VERİLMESİNE, <br>\tBuna göre;<br>\t1-Maddi tazminat istemli davanın feragat nedeniyle reddine,<br>\t2-Manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile;<br>\t-Davacı ... için 30.000,00 TL,<br>\t-Diğer davacılar ... için ayrı ayrı 7.000,00 TL nin,<br>\tDava sırasında vefat eden ... tarafından açılan dava yönünden 30.000,00 TL manevi tazminatın miras hisseleri gözetilerek; ... için 7.500,00 TL'nin diğer davacılar ... için ayrı ayrı 1.875,00 TL'nin, davalılar ... ve ... İnş. Taah. Tic. AŞ'den 03.07.2017 tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlı yasal faizi ile birlikte müteselsilen tahsili ile davacılara verilmesine,<br>\tFazlaya dair istemin reddine,<br>\t3-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 9.358,47 TL nispi karar ve ilam harcının davalılar ... ve ... İnş.Taah.Tic. AŞ den alınıp Hazineye gelir kaydedilmesine,<br>\t4-Davacılar tarafından yapılan 414,05 TL dosya masrafı, tebligat ve posta gideri, 700,00 TL ATK ücreti olmak üzere toplam 1.114,05 TL yargılama giderinin davanın kabul ve ret oranına göre 782,69 TL'sinin  davalılar  ... ve ... İnş. Taah. Tic. AŞ den  alınarak davacılara  ödenmesine, bakiye giderin davacılar üzerinde bırakılmasına,<br>\t5-Dava sırasında kendisini vekille temsil ettiren davacılar yararına takdir edilen  16.965,00 TL vekalet ücretinin davalılar  ... ve ... İnş. Taah. Tic. AŞ'den  alınarak davacılara, 8.340,00 TL vekalet ücretinin  davacılardan alınıp davalılar  ... ve ... İnş. Taah. Tic. AŞ 'ye ödenmesine,<br>\t6-HMK 333. maddesi gereğince mahkemece yatırılan avansın kullanılmayan kısmının kararın kesinleşmesine müteakip iadesine, iadesi yönünde başvurunun olmaması halinde arta kalan giderin iade edileceğinin davacıya meşruhatlı davetiye ile bildirilmesine,<br>\tIII-İSTİNAF HARÇ VE MASRAFLARI YÖNÜNDEN;<br>1-Harçlar Kanunu gereğince davalı ... ve davalı ... İnşaat Tic. AŞ'den alınması gereken 9.358,47 TL istinaf karar ve ilam harcından peşin alınan toplam 4.679,62 TL'nın mahsubu ile kalan 4.678,85 TL harcın davalılar ... ve ... İnşaat Tic. AŞ'den müştereken ve müteselsilen tahsili ile Hazineye gelir olarak kaydedilmesine,<br>2-Davacıların istinaf aşamasındaki adli yardım talebi kabul edildiğinden harç konusunda karar verilmesine yer olmadığına, <br>3-Taraflarca yatırılan delil ve gider avansından kullanılmayan kısmın HMK.nın 333. maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, <br>4-Karar tebliği, harç mahsup, iade ve tahsil işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,<br>Dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK'nın 362/1.a maddesi gereğince miktar itibariyle KESİN olmak üzere 01.02.2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.\t\t\t<br><br>Başkan <br>Üye <br>Üye <br>Katip <br> <br>* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"213094989fe62fee","SID":"a64ade04ccf71d9a"}}