{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İZMİR<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  11. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t\t: 2021/1220 <br>KARAR NO\t\t: 2024/402<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t\t: İZMİR 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 19.03.2021<br>NUMARASI\t\t: 2019/364 Esas 2021/275 Karar<br>DAVANIN KONUSU\t: Kooperatif Genel Kurul Kararının İptali<br>KARAR TARİHİ\t: 26.02.2024<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 26.02.2024<br>\t<br>\tİzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 19.03.2021 tarih 2019/364 Esas 2021/275 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.<br>\tGEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :<br>\tDAVA : Davacı vekili, müvekkilinin davalı kooperatifin üyesi olan ...'ten “... Blok No:... Kat:... Daire:...” nolu kooperatif hissesini devraldığını, kooperatif karar defterinde 17/11/2011 tarihi itibari ile geriye dönük borca rastlanmadığını, müvekkilinin kooperatif üyeliğine 18/11/2011 tarihi itibari ile kaydedildiğini, müvekkiline aidat borcunu ödemesi konusunda Karşıyaka 5. Noterliği'nden 30/11/2018 tarihli 36149 yevmiye numaralı birinci ihtarnamenin, 28/12/2018 tarihli 40336 yevmiye numaralı ikinci ihtarnamenin gönderildiğini, müvekkili hakkında davalı kooperatifin yönetim kurulu tarafından 05/02/2019 tarihli 64 sayılı “üyelikten ihraç” kararının alındığını, müvekkilinin genel kurula itiraz ettiğini, genel kurul tarafından 29/06/2019 tarihinde müvekkilinin ihracına karar verildiğini, müvekkili hakkında verilen 05/02/2019 tarih ve 64 sayılı ihraç kararının iptali ile müvekkilinin üyeliğinin devamına, davalı kooperatifin 28/06/2019 tarihli genel kurul toplantısında alınan kararların iptaline karar verilmesini talep etmiştir.  <br>\tCEVAP : Davalı vekili,  ihtarlara ve ihraca konu kooperatif alacağının 2011 yılından sonraki döneme ait olduğunu ve tüm ödemelerin genel kurul kararlarına dayandığını, davacının bizzat genel kurullara katıldığını, alınan kararlara karşı yasal yola başvurmadığını ve kararları benimsediğini, ihtarnamelerde ödenmiş olan 570,00 TL’ye faiz işletilmediğini, hazirun listeleri getirtildiğinde davacının toplantılara katıldığının görüleceğini, gönderilen ihtarnamelerde hiçbir farklılığın bulunmadığını, ikinci ihtarda toplam asıl alacaktan 570,00 TL tutarındaki ödemenin düşüldüğünü ve net rakamın yazıldığını, her iki ihtarda da borç bedelinin ve işletilmiş faizin aynı olduğunu, dava dilekçesinde adı geçen ...’ın kooperatif üyesi olmadığını, dolayısıyla genel kurula katılma hak ve yetkisinin bulunmadığını, usulü işlemlerin tam olarak yerine getirildiğini savunarak davanın reddini istemiştir.<br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının dava konusu 28/06/2019 tarihli genel kurul toplantısına katıldığı, oy çokluğu ile alınan kararlarda red oyu ve sayısı belirtildiği ancak red oylarının kimler tarafından verildiği hususunun toplantı tutanağına yazılmadığı, tek başına red oyu vermenin dava açmak için yeterli olmayıp, alınan kararlara karşı muhalefet edildiğinin de ayrıca ve açıkça yazılması gerektiği, red oyunun davacı tarafından verilip verilmediği hususu belirgin olmamakla birlikte davacının toplantı tutanağına ayrıca ve açıkça muhalefet şerhi yazdırmadığı ve ayrı bir dilekçe ile de muhalefetini bildirmediği,  davacının ihraç kararının iptaline ilişkin davası yönünden \"genel kurula itiraz etme\" hakkını kullandığı, davacı üyenin ihraç kararına karşı genel kurula itiraz etmiş olması nedeniyle 1163 sayılı KK'nın 16. maddesi gereğince yönetim kurulunun ihraç kararına karşı itiraz davası açamayacak olması nedeniyle buna ilişkin davanın usulden reddine, davacı tarafın dava konusu 28/06/2019 tarihli genel kurul toplantısında alınan 6 numaralı gündem maddesindeki kararın iptali davasıyla ilgili olarak ise; davalı kooperatif tarafından ihraç kararı öncesinde davacıya gönderilen 1. ve 2. ihtarnamelerde ödemesi gereken borç tutarının 35.128,15 TL olarak bildirilmesine karşın, bilirkişi raporuna göre davacının 13/06/2012 tarihindeki 570,00 TL tutarındaki ödemesi düşüldükten sonra davacının davalı kooperatife olan borcunun 20.925,00 TL olduğu, yine gecikme faizlerinin fazla hesaplandığı, buna göre yıllık % 18’i aşan faiz isteğinin yerinde olmadığı gerekçesiyle 1. ve 2. ihtarnamelerdeki borç miktarının gerçeği yansıtmayıp, bu ihtarnamelere dayalı olarak verilen ihraç kararı usulsüz olduğundan, davalı kooperatifin dava konusu 28/06/2019 tarihli genel kurul toplantısında 6 numaralı gündem maddesindeki ihraç kararına itirazın reddine ilişkin kararın anayasaya ve ana sözleşmeye aykırı olması nedeniyle iptaline, davacı tarafın davalı kooperatif yönetim kurulunun 05/02/2019 tarihli 64 sayılı yönetim kurulu kararının iptaline ilişkin isteğinin usulden reddine, davacı tarafın, davalı kooperatifin 28/06/2019 tarihli genel kurul toplantısında; 6 numaralı gündem maddesinde alınan üyelikten ihraç kararına yönelik itirazın reddine ilişkin kararın iptaline, diğer gündem maddelerinde alınan kararların iptaline ilişkin isteğin ise dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir.<br>\tKarara karşı taraf vekilleri tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. <br>\tİSTİNAF NEDENLERİ : Davacı vekili, 1163 sayılı yasanın 16. Maddesinde  ortaklıktan ihraç kararına karşı üyeye itiraz ve dava hakkı tanındığını, genel kurul kararına karşı da dava yoluna gidilebileceğini, eldeki davanın yönetim kurulu kararına karşı açılmadığını, genel kurulca verilen karara karşı itiraz davası olarak açıldığının kabul edilerek, genel kurulca verilecek kararın beklenmesi gerekirken, davacının yönetim kurulu kararına karşı genel kurula itiraz hakkını kullandığı bu nedenle dava açma hakkının olmadığı gerekçesi ile usulden reddinin doğru olmadığını,  ihraç kararına karşı üç ay içerisinde üyenin genel kurula itiraz edebileceği gibi dava da açabileceğini, müvekkilinin genel kurul toplantı tutanağına “ret oyu kullandığı maddelere ve gündemin 6. Maddesine muhalefet ettiğini, bilirkişi raporunun 9. Sayfasında “Görüşmeler sırasında davacının verdiği 2 sayfalık dilekçe okunmuş olup, genel kurul tutanağının ekinde bulunan itiraz dilekçesi incelendiğinde, dava dilekçesinde ki benzer gerekçelere yer verildiği görülmektedir” tespiti yapıldığını, bu durumda müvekkilinin ayrıca muhalefet şerhi yazdırmadığının kabul edilemeyeceğini, kaldı ki müvekkilinin alınan kararlara neden itiraz ettiğini madde tartışması yürütülürken söz alarak gerekçelerini bildirdiğini ve ret oyu kullandığını, bu beyanlarının ve ret oyunu kullananların isimlerinin tutanağa geçirilip geçirilmediği divanın ve bakanlık komiserinin sorumluluğunda olduğunu, müvekkilinin davalı kooperatifin genel kurulda karara bağladığı aidat miktarlarının kooperatifin gerçek ihtiyaçları için kullanılıp kullanılmadığını değerlendirmesini de talep ettiğini,  dava dilekçesinde kooperatif üye sayısının tartışmalı ve davalı olduğu beyanlarının bilirkişi raporunda mahkemece değerlendirilmediğini, bilirkişi raporunda genel kurulun 13.gündem maddesine dair belirlenen faiz oranının (aylık%2) yıllık %24’e tekabül ettiğini 6098 sayılı Kanunun 120/3 maddesine uygun olmadığının tespit edildiğini, mahkemenin ise mutlak butlan ile malül olan bu gündem maddesi hakkında yine muhalefet şerhi ve açıklaması olmadığı gerekçesi ile usulden red kararı verdiğini, oysa ki bir çok Yargıtay kararında ve HGK kararında belirtildiği üzere emredici kurallara aykırılık halinde genel kurul kararlarının mutlak butlanla batıl olacağından bu halde iptalleri için açılacak davalarda muhalefet şerhi aranmayacağını istinaf nedenleri olarak ileri sürmüştür. \tDavalı vekili, mahkemece verilen usulden red kararlarının doğru olduğunu, ancak 6 numaralı gündem maddesinde alınan üyelikten ihraç kararına yönelik itirazın reddine ilişkin kararın iptaline yönelik kararın yerinde olmadığını, hükme esas alınan bilirkişi raporunda  her ne kadar  gecikme faizlerinin aylık %5-%10 olarak hesaplandığı dile getirilmiş ise de, alacakların tamamına yasal faiz uygulandığını, hesaplama yapıldığında bu durumun açıkça görüleceğini, raporda faiz hesabına yer verilmediğini,  bu hesaplanınca faiz miktarının borca eklenmediğini, 23.06.2013 tarihinde alınan  genel kurul kararının 11. maddesine  göre yapılacak 3.000-TL  ödemenin hesaplama dışı bırakıldığını, 23.06.2013 tarihinde yapılan genel kurulun 11. Maddesine göre ortak başına 3.000-TL  ödenmesine karar verildiğini, ayrıca 12. Maddesinde Ağustos /2013 den başlamak üzere 10 ay süre ile 300-TL  toplamda 3.000-TL  ödenmesinin kabul edildiğini,  bilirkişi raporunda bu genel kurulun 12. Maddesinde karar altına alınan 3.000-TL hesaplamaya dahil edilmiş iken 11. Maddesinde karar altına alınan 3.000-TL'nin hesaplama dışı bırakıldığını, bu yönü ile  hükme dayanak alınan borç hesaplamasının bilirkişi raporunda da yanlış hesaplandığını, ihtarnamedeki bildirilen borç miktarı ile bilirkişi raporunda  hesaplanan borç bedelleri arasında  fahiş bir fark olmadığı gibi ortağın borcunu ödemesini engelleyecek biçimde yüksek gösterildiğini, davacının ödediğini söylediği 570-TL'nin  BK 84. Maddesi gereği faizden mahsup edilmesi gerektiğini, ihraç prosedürünün yasal çerçeve içinde usulüne uygun işletildiğini, ancak hesaplanan toplam borç miktarı arasındaki farkın raporda doğru değerlendirilmediğini, bu yönü ile kararın yasal dayanaktan yoksun olduğunu, raporun hüküm kurmaya elverişli olmadığını ve kooperatif ticari defter ve kayıtları ile diğer üye ödemelerinin incelenmediğini, davacının ihracı henüz kesinleşmemiş olmakla, bu halde 2018 hesap yılı için 28.06.2019 tarihli genel kurul kararı ile hüküm altına alınan Temmuz 2019 ayından itibaren aylık 720,00-TL'den  7 ay toplamda 5.040,00-TL davacının aidat borcunun değerlendirme dışı bırakıldığını, bu bedelin de hesaplamaya dahil edildiğinde yine ihtarnamede bildirilen borç miktarının üzerinde davacının borcu olduğunun anlaşıldığını, tüm bunlara rağmen hesaplanan borç miktarları karşısında davacının sadece 570,00-TL ödeme yapmış olması karşısında davacının tüm borçtan haberdar olduğunu, 2011 yılından bu yana tüm genel kurullara katıldığı, dolayısıyla borcundan haberdar olduğu değerlendirildiğinde davacının iş bu davayı açmakta haksız olduğunu istinaf nedenleri olarak ileri sürmekle kararın kaldırılmasını istemiştir.  <br>\tGEREKÇE :Dava, ortaklıktan çıkarma kararının iptali, yönetim kurulunun ihraç kararına yönelik genel kurula yapılan itirazın reddine ilişkin kararla birlikte 28.06.2019 tarihli Kooperatif Genel Kurul kararlarının iptali istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.<br>\tDairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle  sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.<br>\tDosya kapsamı içerisindeki bilgi ve belgelere, mevcut delil durumuna göre, somut olayda davacı ortağın, kooperatif ortaklığından usulüne uygun bir şekilde ihraç edildiği konusunda ispat yükünün davalı Kooperatif üzerinde olduğu, Kooperatif üyesinin ortaklıktan ihracı için ana sözleşme ve Kooperatifler Kanunu'nun 16. Maddesine belirtilen prosedürün usulüne uygun olarak işletilmesi gerektiği, mahkemece alınan bilirkişi raporuna göre; davalı Kooperatif tarafından gönderilen ihtarnamelerde davacının ana para ve faiz borcunun yanlış hesaplandığı, gerçek borcu yansıtmayan ihtarnamelerin usulsüz olup, usulsüz ihtarnamelere dayanan ihraç kararının da usulsüz olduğunun tespit edildiği, diğer gündem maddelerinde alınan kararlar yönünden ise, tek başına red oyu vermenin dava açmak için yeterli olmayıp, alınan kararlara karşı muhalefet edildiğinin tutanağa açıkça yazıldığının kanıtlanması gerektiği, diğer taraftan  davacının yönetim kurulu kararına karşı genel kurula itiraz hakkını kullanması nedeniyle dava açma hakkının bulunmadığı gerekçesiyle, bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. <br>\tAçıklanan nedenlerle; istinaf kanun yoluna başvuran tarafların dilekçelerinde yer verdikleri itirazların açıklanan gerekçe ışığında yerinde olmamasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına, kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olmasına göre, hükmün dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayanağı maddî delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, ilk derece mahkemesince verilen kararda bir hukuka aykırılık bulunmamakla, Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b.1 maddesi gereğince tarafların istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiştir. <br>\tHÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>\t1-Taraf vekillerinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Davacı yönünden istinaf karar harcı olan 427,60 TL harçtan, peşin alınan 59,30 TL harcın mahsubu ile bakiye 368,30 TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,<br>\t3-Davalı yönünden istinaf karar harcı olan 427,60 TL harçtan, peşin alınan 59,30 TL harcın mahsubu ile bakiye 368,30 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,<br>\t4-İstinaf başvurusu nedeniyle tarafların yaptığı giderlerin kendi üzerlerinde bırakılmasına,<br>\tDosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde,  kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde Yargıtay ilgili Hukuk Dairesinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 26.02.2024<br>\t</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"8542003fd59cee7b","SID":"01c5ea01a7640568"}}